otomotiv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
otomotiv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kendi kendine park edebilen A3 Türkiye’de

5 Eylül 2008 Cuma

Audi A3’ün makyajlı versiyonları Doğuş Otomotiv-Audi tarafından Türkiye’de de satışa sunuldu. 24 bin 659 Euro’dan başlayan fiyattan satışa sunulan Audi A3, artık kendi kendine de park edebiliyor.

İlk olarak 1996 yılında satışa sunulan ve 2003 yılında yenilerek ikinci nesliyle global pazarlara giriş yapan Audi A3 model ailesinin makyajlı versiyonları, Doğuş Otomotiv-Audi tarafından Ağustos ayından itibaren ülkemizde de satışa sunuldu.
kapılı hatchback karoserli Audi A3 modeli 24 bin 659 Euro’dan; 5 kapılı Audi A3 Sportback modeli ise 25 bin 824 Euro’dan başlayan fiyatlardan satılıyor.


Audi AG’nin 2008 yılında 1 milyonuncusunu ürettiği ve markanın satış rekortmeni unvanlı ikinci nesil Audi A3 model ailesinin yenilenen versiyonları, ülkemize 4’ü benzinli olmak üzere toplam 7 motor seçeneğiyle ithal ediliyor.


Audi A3 ve Audi A3 Sportback modellerinin 1.6 lt, 1.4 lt TFSI ve 1.8 lt TFSI motor seçeneklerinde yeni nesil 7 ileri S tronic şanzıman seçeneği sunulurken, 2.0 litrelik TFSI ve TDI motor seçeneklerinde ise 6 ileri vitesli S tronic opsiyonuna da yer veriliyor.


Makyajlı Audi A3 model ailesinin 1.8 TFSI ve 2.0 TFSI benzinli motor seçenekleriyle birlikte 140 ve 170 HP’lik 2.0 litre TDI turbo dizel motor seçeneklerine sahip versiyonlarında sürüş dinamizmi konusunda performans çıtasını belirleyen quattro dört tekerlekten çekiş sistemi de isteğe bağlı donanımlar kapsamında sunuluyor.


Audi A3 ve Audi A3 Sportback’te ayrıca artık “Park Asistanı” da sunuluyor. 30 km/s’nin altındaki hızlarda yol kenarlarındaki park alanlarını algılayan ultrasonlu sensörlerden yararlanarak çalışan sistem, sürücünün müdahalesine gerek kalmadan aracı otomatik olarak park etmeye yardımcı oluyor.


Sürücünün aracını geri vitese alıp, gaz pedalına basmasıyla tek manevrada park işleminin gerçekleşmesini sağlayan sistem dışında özel hırsızlığa karşı alarm sistemi ve ipod bağlantısı gibi donanım özelliklerine de yer veriliyor.

BMW Sauber F1.08 ile iddialı

24 Ocak 2008 Perşembe

2008 sezonunda ilk yarış birinciliğini hedefleyen BMW Sauber, yeni aracı F1.08'in resmi tanıtımını Almanya'nın Münih şehrinde yaptı.
Formula 1 2008 sezonunda Ferrari ve McLaren'e rakip olmayı hedefleyen BMW Sauber, yeni aracının resmi tanıtımını Münih'te yaptı.
Takım patronu Mario Theissen, F1.08'in medya tanıtımında yaptığı konuşmada, 2007'de Ferrari ve McLaren'in ardından en iyi üçüncü takım olduklarını, bu başarıyı yeni sezonda daha da ileri götürmeyi amaçladıklarını söyledi.
Theissen, "önümüzde bulunan iki takım arasındaki mücadeleyi bu yıl üçlü bir mücadeleye çevireceğimize inanıyoruz" dedi.
Theissen, Ferrari ve McLaren'den sıyrılarak yarış kazanmanın kolay olmadığını ancak 2008'de ciddi şekilde bunun savaşını vereceklerini belirtti:
"Öndeki iki takım çok güçlü ve deneyimli ve bu kış da mutlaka önemli ilerleme kaydettiler. Ancak geçtiğimiz iki yıl yaptığımız aşamayı dikkate alarak yeni sezonda yarış kazanabileceğimizi ve arayı kapatabileceğimizi düşünüyorum.
" BMW Sauber, Ferrari'nin 204 puanla markalar şampiyonu olduğu ve McLaren'in casusluk skandalı yüzünden puanlarının silindiği 2007 sezonunu 101 puanla ikinci sırada bitirmiş, 51 puanda kalan eski şampiyon Renault'yu açık farkla geride bırakmıştı.
Tüm yarışların Ferrari ve McLaren arasında paylaşıldığı geçtiğimiz sezon BMW Sauber'in en iyi derecesi, Kanada'da Nick Heidfeld'in elde ettiği ikincilikti. Alman takımı yeni sezonda da Heidfeld ve Robert Kubica ile yarışacak, ancak yedek pilot henüz açıklanmadı. Heidfeld, F1.08'in büyütülmüş ön kanadının, bugüne kadar gördüğü en güzel ön kanat olduğunu söyledi. 30 yaşındaki Alman pilot, "yarış kazanabileceğime eminim ama herşey bu araca bağlı. Teorik olarak öndekilerle farkı kapatmamız mümkün" dedi.
Geçtiğimiz Kanada'da geçirdiği korkunç kazadan sağ çıkan Kubica ise Formula 1'deki ikinci tam sezonunda hedefinin daha istikrarlı bir performans göstermek olduğunu söyledi.
cnn

Hyundai i30’da dizel motor ve otomatik şanzıman birarada

23 Ocak 2008 Çarşamba


Hyundai i30’da dizel motor ve otomatik şanzıman biraradaHyundai’nin 2007 yılı Eylül ayında Türkiye’de satışına başlanan hatchback otomobili i30, artık 1.6 litre hacimli CRDi-VGT dizel motoruyla sunulan 4 vitesli otomatik şanzıman seçeneğiyle hem ekonomikliği hem de konforu bir arada sunuyor.
i30’da bulunan 1.6 CRDi-VGT dizel motor seçeneği, 4000 devirde 115 PS maksimum güç ve 1900-2750 devir aralığında 255 Nm maksimum tork üretiyor. Otomatik şanzıman ile 184 km/s maksimum hıza çıkan aracın 0-100 km/s hızlanması ise 12.8 saniye. Değişken turbo geometrisine sahip olan motorun 100 km’deki ortalama yakıt tüketimi ise 5.9 litre.
Hyundai i30 1.6 CRDi-VGT Otomatik Select’in anahtar teslim satış fiyatı 39,200 YTL, Style paketi ise 42,200 YTL. En üst paket olan Style Plus alındığında ise aracın fiyatı 45,400 YTL’ye çıkıyor.

Kaynak: ntvmsnbc

Volkswagen Passat CC

Volkswagen Passat CC
Sedan modeli ile aynı platform üzerine kurulan CC daha geniş daha alçak ve daha uzun. Tavanın en yüksek noktası sedan modelinden 5 santim daha alçak.
CC tam 4 kişilik bir otomobil. Arka koltuğun ortasında
minder yerine saklama gözü kullanılmış.
VW, CC’nin Mercedes-Benz CLS’nin rakibi olduğunu ifade ediyor. Lüks tasarlanmış araçta otomatik park özelliği ve istenmeden şerit kaybetmeyi engelleyen sistem gibi, teknolojik yenilikler kullanılmış.
Hem spor hemde konforlu sürüş sunabilen CC, DDC (dinamik sürüş kontrolü) ile donatılmış: aracın direksiyonunu ve süspansiyonunu sertleşip yumuşatmak mümkün.
Araçta güçleri 140 ile 300 beygir arasında değişen motorlar kullanılacak.

19 bin 990 YTL’ye İran otomobili

16 Ocak 2008 Çarşamba

IKCO Türkiye temsilcisi MYS Otomotiv’den yapılan yazılı açıklamada, Samand’ın, 19 bin 990 YTL’lik fiyatı ile tüketicilere bulunduğu segmente oranla yıl boyu ekonomik bir fiyat sunacağı kaydedildi.

IKCO Türkiye temsilcisi MYS Otomotiv’in Genel Müdürü Yiğit Seskır yaptığı yazılı açıklamada, Samand ile kaliteli, güvenli ve donanımlı bir araca en ekonomik koşullarda sahip olmanın yıl boyunca mümkün olacağını belirtti.
Yiğit Seskır, satış öncesinde araçlara gelen yoğun talep nedeni ile şimdiye kadar İran’daki fabrikaya 12 bini Samand marka olmak üzere, 19 bin araç siparişi verdiklerini, İran tarafının da Türkiye satışlarını heyecanla takip ettiğini belirtti.
Çin otomobili Chery Şubat’ta Türkiye yollarında
Seskır, 19 bin 990 YTL’den satışa sunulacak Samand LX modelinin, sürücü hava yastığı, ABS, klima, yarı elektrikli ön koltuklar, alarm, CD-MP3 çalar, uzaktan kumandalı merkezi kilit, elektrikli camlar, çelik jant, elektrikli ve ısıtmalı aynalar, sis farları ve park mesafe sensörleri gibi özellikleri bulunduğunu, bu donanımla da Türkiye’de bugüne kadar bulunmayan yeni bir sınıfa dahil olduğunu vurguladı.
LİMUZİN MODELİ ŞUBAT’TA SATIŞA SUNULACAK
Seskır, IKCO firması tarafından üretilen ve MYS Otomotiv olarak 7 bin adet siparişte bulundukları ‘Soren’ ve ‘Pars’ modellerini de önümüzdeki aylarda Türkiye pazarına sürmeye hazırlandıklarını, Limuzin modelini de Şubat ayı içerisinde satışa sunacaklarını açıkladı.
KAYNAK:ntvmsnbc

Fiat Ticari Araçları, tarihinin en yüksek aylık satışına ulaştı

Fiat Ticari Araçların, aralık ayında 7 bin 870 adet satarak "tarihinin en yüksek aylık satışına ulaştığı" bildirildi.
Fiat'tan yapılan yazılı açıklamada, daralan pazara karşın hem ticari hem de binek otomobil kategorisinde pazar payını artırabilen "tek marka olan Fiat"ın pazar payının, 2006'ya göre toplam 1,3 puan arttığı belirtildi. Açıklamaya göre, pazar payını geçen yıla oranla yüzde 7 artırarak yüzde 17,1'e ulaştıran Fiat Ticari Araçlar, toplam 40 bin 561 adetlik satış gerçekleştirdi. Fiat Ticari Araçlar, 2007'nin son ayında gerçekleştirdiği 7 bin 870 adetlik satışla Aralık ayı içinde yüzde 20,1'lik pazar payına ulaştı.
Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bursa'da üretilip tüm dünyaya ihraç edilen Fi
at Doblo, 2007 yılında da sınıfının en çok satan modeli oldu. Aralık ayında 6 bin 738 adet satan Fiat Doblo, son 7 yılın aylık satış rekorunu da kırma başarısı gösterdi. Türkiye'de pazara sunulduğu 2001 yılından bu yana sınıfının tartışmasız lideri olan ve 700 binden fazla üretilen Fiat Doblo, 2007 yılında ulaştığı 34 bin 68 adetlik satış rakamı ve yüzde 14.4'lük Pazar payıyla 2007 yılında da sınıfının en çok satan modeli olarak, son 7 yılın liderliğini devam ettirdi."
Fiat Fiorino'da, yollara çıktığı Aralık 2007'de gerçekleştirilen 600 adetlik satışla ilk ay hedefinin aşıldığının ifade edildiği açıklamada, "Fiorino'nun ulaştığı bu satış adedi, kendisiyle aynı dönemde satışa çıkan segmentin diğer modellerinin toplamının 3 katından bile daha fazla..." denildi.
Fiat Ducato'nun da 2007 sonuna kadar belirlenen 5 bin adetlik satış hedefine ulaştığı belirtilerek, haziran 2007'de Ducato ailesine katılan minibüs versiyonuyla birlikte sadece 2007'de 4 bin 445 adet satan Fiat Ducato'nun, sınıfının "en çok satan ithal modeli" olduğu kaydedildi.
kaynak : Dünya Gazetesi

Hyundai reklamı

14 Ocak 2008 Pazartesi

En ucuz oto Türkiye'ye 13 bin YTL'ye girebilir"

Tata, yeni aracı henüz kamuoyuna gösterilmedi ancak Tata dün Yeni İndica'yı tanıttı..
Hintli otomobil devi Tata'nın 2 bin 500 dolara satılacağını açıkladığı otomobilin Türkiye'de fiyatının tahminen 13 bin YTL'ye ulaşacağı belirtildi. Tata'nın Türkiye dağıtımcısı İsotlar Grup'tan edinilen bilgiye göre Türkiye'de halihazırda 18 bin YTL'ye araçlar olduğunu ve halk arabası adıyla çıkacak ucuz otodan ithal edilmesinin şimdilik planlanmadığı kaydedildi.
Neden ucuz?
* Küçük bir araba boyutlarında.
* Bir adet cam sileceği var.
* Gösterge olarak yalnızca kilometre saati ve benzin sayacı bulunuyor.
* Radyo, klima, ABS, airbag, elektrikli direksiyon ve otomatik camlar yok.
* 35 beygir gücünde motoru var.
* Jantlar azami saatte 70 kilometre hıza kadar dayanıklı.
* Tekerleklere güç aktarımı dişlilerle değil kayışla yapılıyor.
* Ön kaputun altında motorun haricinde cam suyu haznesi ve akü bulunuyor.
* Vitesi, diferansiyeli ve bagajı da yok.

DÜNYA ÇİN'İ İZLİYOR!ÇİN YOLLARA DÜŞTÜ..

12 Ocak 2008 Cumartesi

Sibel Cingi / Referans Gazetesi

Bu yıl dünyanın en büyük üçüncü otomobil üreticisi olan Almanya'yı geçmesi beklenen Çin, Chery, Geely, Zounghua, Jinbei, Changan firmalarıyla Türkiye'de de yollara çıkmaya hazırlanıyor.
Chery, Geely, Zounghua, Jinbei, Changan...
Şimdilik bu kelimeler Türkiye'de pek çok kişi tarafından bilinmese de önümüzdeki dönemde çok sık karşımıza çıkacak. Tekstilden, elektroniğe kadar birçok alanda dünya pazarlarını ele geçiren Çinliler, otomotiv markaları ile de atağa geçti. Önce Ortadoğu ve Afrika gibi gelişmekte olan ülkelere adım atarak yurtdışı tecrübesi edinen Çinli otomotiv firmaları şimdi de gözünü Avrupa ve ABD pazarına dikti. Çinli otomotivciler büyüme planları içine Türkiye'yi de dahil etti. Çinli otomotiv firmaları, iddialı modeller ile dünyada yeni bir rüzgar estirmeye hazırlanıyor. Kimi dünyanın en ünlü tasarımcıları ile çalışıyor, kimi ise mühendislik desteği alıyor. Hedef, dünyanın en güçlü otomotiv markalarına sahip olmak.
12 yılda 20 milyar doları otomobile yatırdı
1994 yılından bu yana Çin'de otomotiv endüstrisine toplam 20 milyar dolardan fazla yatırım yapıldı. Sektör, hızla gelişiyor. Bugün Çin'de 100'den fazla yerli otomobil üreticisi var. IBM ve Michigan Üniversitesi tarafından 2005 Kasım'ında hazırlanan bir sektör raporuna göre beklentiler 2010 yılına kadar Çin'in otomobil üretiminde dünya 2'ncisi olan Japonya'yı yakalayacağı yönünde. 2015'te ise Çin'in sektörün bugüne kadar tartışmasız lideri olmayı başarmış olan ABD'nin tahtına oturacağı söyleniyor. Çin 2006 yılının ilk yarısında 34 bin 500 adet sedan otomobil ihraç etti. Bu rakam 2005 yılının toplam ihracatının üstünde. Şu anda Çinli otomotivcilerin ihracat yaptığı ülke sayısı 207. İşte bu tablo Çinlilerin otomotiv sektöründe dolu dizgin ilerlediğinin net bir şekilde ortaya koyuyor. Çinli otomotiv markalarının global pazardaki bu atağı Türk firmalarının da gözünden kaçmadı.
Türkiye'nin önde gelen şirketleri distribütörlük görüşmeleri için Çinlilerle masaya oturdu. Mermerler Grubu'nun Chery ile el sıkışmasının ardından Anadolu Grubu Çin’de 3 ayrı marka ile görüşme halinde olduğunu açıkladı. Citroen ve Subaru'nun Türkiye distribütörlüğünü yapan Bayraktar Grubu da Çin'de bir markanın peşinde olduğunu duyurdu. Bu gelişme ile Türk tüketicisi de merakla Çinli markaları beklemeye başladı.
İŞTE ÇİN'İN EN İDDİALI OTOMOTİV MARKALARI

CHANGAN
Kendi markalarının yanı sıra Mazda, Suzuki ve Ford markası altında üretim yapıyor. 28 bin çalışanı var. Üretim ve satışta Çin otomotiv sektöründe ilk sırada yer alan marka, dünyada ise 20'inci sırada yer alıyor. 1957 yılında Çin'in ilk jipini üretti. En büyük ihracat pazarları Suriye, Pakistan, Mısır, Amerika ve Guatemala... 2005 yılında 630 bin araç sattı. 10 yılda ulaştığı satış adeti 1.5 milyonu buldu. 2010 yılında hibrit araç üretmeyi planlıyor. Changan markasının bünyesinde üstü açık arabalardan, ticari minibüslere, MPV'lerden SUV'lara kadar her türlü ürün grubu bulunuyor. En iddialı modeli ise özel bir tasarım olan cabrio Dragon. Firma, bu modeline çok güveniyor. Geleceğin klasik otomobilleri arasında gireceğini düşünüyor.

BRILLIANCE CHINA AUTO
Firmanın merkezi Şangay'da bulunuyor. 2005 yılında ihracatını bir önceki yıla göre iki kat artırarak 30.4 milyon dolara çıkaran firma 40 ülkeye ihracat yapıyor. En büyük ihracat pazarı gelişmekte olan ülkeler. Bünyesinde Jinbei, Granse ve Zounghua markaları bulunuyor. Jinbei ve Granse firmanın ticari alanda kozu olurken sedan pazarında ise Zounghua markası ile boy gösteriyor. Brilliance China Auto'nu aynı zamanda BMW ile de işbirliği anlaşması bulunuyor. Firma Çin'de BMW 3 ve 5 serisinin üretimini yapıyor. Firma 2004 yılında 61 bin 618 minibüs, 10 bin 982 adet ise Zhounghua sattı. Aynı yıl BMW satış rakamı ise 8 bin 700 oldu. 9 bin 100 çalışanı var.
CHERY
1997 yılında dünya standartlarında otomobil üretme hedefi ile yola çıktı. Yıllık 400 bin adet üretim kapasitesi ile Çin'in en büyük otomobil üreticileri arasında yer alıyor. Motor desteğini Mitsubishi ve Lotus gibi firmalardan alıyor. Tasarımda ise Bertone ve Pinin Farina gibi ünlü isimlerle çalışıyor. ülkede satış yapıyor. Yeni ürünlerini ABD ve Avrupa pazarlarını hedefleyerek üretiyor. Avrupalı tüketicilerle ilk kez 2005’teki Frankfurt Motor Show’da tanıştı. Ucuz fiyatları ile Avrupa pazarında kısa sürede yüksek satış rakamına ulaştı. Chery’nin modelleri arasında Tiggo, Eastar, A5, V5, Q Q ve Cowin yer alıyor.

GREAT WALL MOTOR (GWM)

8 bin çalışanı bulunan Great Wall Motor (GWM), Çin'in en fazla ürün çeşidine sahip otomotiv firması. Avrupa'nın ve Japonya'nın ünlü tasarımcıları ile çalışıyor. Çin dışındaki pazarlarda güçlenmek için harekete geçti. 50 ülkeye ihracat yapıyor. En iyi Çin markası olduğu iddiasında. Yıllık üretim kapasitesi 400 bin adet. Ürettiği pick-up'lar Çin'de 8 yıldır pazar lideri. Ülke Dünya Ticaret Örgütü'ne girdikten sonra, dış pazarlarda daha aktif hale geldi. Ortadoğu, Güney Amerika ve Kuzey Afrika'da en iyi Çin markası olduğu iddiasında. 1 milyon 800 bin metrekare büyüklüğe sahip bir alanda üretim yapıyor.
GEELY
2002 yılında kurulan firma Afrika, Ortadoğu, Doğu Avrupa, Güney ve Orta Amerika'da bulunan 50 ülkeye ihracat yapıyor. 2004 yılında Çin'de 96 bin araç satan firma üretim kapasitesini 2010 yılına kadar 1 milyon adete çıkarmayı ve bunun üçte ikisini ihraç etmeyi hedefliyor. 2007 yılında ABD'ye 250 bin adet otomobil ve kamyon satmayı planlıyor. 2005'te 6 bin adet ihracat yapan firma, 2006 yılının 8'inci ayı itibarıyla 8 bin adetlik sedan araç bir ihracata imza attı. Geely, 2007 yılında ABD'ye 250 bin adet araç ve kamyon satmayı hedefliyor. Firma, İspanya ve Portekiz'den başlayarak Avrupa'da bayi teşkilatı oluşturuyor.
FAW GROUP (FAW)
19 yılında kamyon üretimi ile işe başlayan Faw Grup'un Volkswagen ve Toyota ile işbirliği bulunuyor. 2004 yılında ihracatını bir önceki yıla göre yüzde 251 artırdı. İç piyasa ve ihracat olmak üzere yılda yaklaşık 1 milyon adet araç satıyor. Bunun 500 bini FAW'ın kendi ürettiği, diğer yarısı da yaptığı işbirlikleri sonucunda ürettiği modellerden oluşuyor. Geely ABD pazarını 10 bin doların altında fiyatla ele geçirecek

Çin menşeli otomobillerin en merak edilen özelliği ise fiyatları. Çin markaları ABD ve Avrupa'da önde gelen otomotiv markaları ile karşılaştırıldığında daha uygun fiyatları ile dikkat çekiyor. Örneğin Çin'de Ford'la ortak üretim yapan Landwing, Avrupa'da jip modelini 15 bin euroya satacağını açıkladı. Geely ise ABD'de 10 bin doların altında bir fiyatla araç satmaya hazırlanıyor. Chery'nin Türkiye'deki distribütörlüğünü alan Mermerler Grubu, markanın QQ modelini 12-13 bin YTL'den satışa sunmayı planlıyor.
Noyan Rona: Çinliler stratejisini global marka olmak üzerine kurdu
Çinli firmaların binek ve ticari olmak üzere iki alanda da iddialı olduklarını belirten Garanti Bankası Şanghay Baştemsilcisi Noyan Rona, "Çin otomotiv pazarı yıldan yıla gelişiyor. Çin'in otomobilde çok iddialı olduğu birkaç markası var. Onları dünya pazarlarında söz sahibi yapmak için burada hummalı bir çalışma var. Ünlü İtalyan tasarımcılar ile çalışılıyor.
Örneğin Zonghua'yı İtalyanlar çizdi" diyor. Rona, Chery ve Jimbei'nin Çin'de daha çok orta gelir grubu tarafından tercih edilen bir model olduğunu, Zonghua'nın ise üst gelir grubuna hitap ettiğini söylüyor.
Çin otomobil üretiminde Almanya'yı geçerek üçüncü büyük olacak Çin'in yaptığı atılımla 2006 yılında dünyanın en büyük üçüncü otomobil üreticisi olan Almanya'yı tahtından edeceği belirtiliyor. Çin bu yıl, 5.9 milyon adet hafif araç üretirken Almanya 8 milyon adette kaldı. Böylece 11 milyon adet üretim rakamı ile birinci sırada bulunan ABD ve 10.68 milyon adetle ikinci sırada bulunan Japonya'ya bir adım daha yaklaşmış olacak. Çin'in 2005 yılında yaptığı otomobil ve otomobil parçası ihracatı bir önceki yıla yüzde 34'lük artışla 11 milyar dolara yaklaştı.
Çin, önümüzdeki dönemde adından yalnızca iddialı bir otomotiv üreticisi olarak söz ettirmeyecek. Kalabalık nüfusunun alım gücü arttıkça, Çin'de satılan otomobil sayısı da hızla artıyor. Küresel anlamda doyuma ulaşan otomotiv sektörünün en fazla gelişmekte olan ülke pazarlarında kazanacağını söyleyen kredi ve derecelendirme kuruluşu Standard&Poors'a (S&P) göre, Çin'deki otomobil satışlarında orta vadede en az yüzde 10 ila 15 arasında bir büyüme yaşanacak. Geçen yıl ülkede tam 3.1 milyon adet otomobil satıldı. Xinhua haber ajansının bildirdiğine göre bu yılın ilk çeyreğinde de satışlar bir önceki yıla oranla yüzde 74 artarak 890 bine ulaşmıştı. "Rüya Makinaları: Gelişmekte olan piyasalar otomotiv üreticilerini çağırıyor" başlıklı raporun yazarı S&P kredi analisti Maria Bissinger'a göre, bu artış her 2 ülkedeki satın alma gücünün artmasıyla gerçekleşecek. Şu anda Çin'de her 1000 kişiye 24 otomobil düşüyor. Dünya ortalaması ise 120.

Borusan’dan ikinci el otoda dev ortaklık

Borusan ve ABD’li ikinci el otomobil pazarlama şirketi Manheim, Türkiye’de ikinci el otomobil pazarı alanında faaliyet gösteren Otomax’ta yüzde 50-50 oranında ortaklık kurdu.
İSTANBUL - Borusan, otomotiv sektöründe önemli bir uluslararası işbirliğine imza attı. Borusan Holding’in ikinci el otomobil pazarında faaliyet gösteren Otomax şirketi, sektörde dünyanın lider kuruluşu ABD kökenli Manheim ile ortak oldu. Yüzde 50-50 oranındaki ortaklık, yeni kurulacak Borusan Manheim çatısı altında gerçekleşecek.
Ortaklık sonrasında Otomax’ın Özel Artırma satışları Manheim markası ile yürütülmeye başlanacak, İnternet ve dergi faaliyetleri ise Otomax bünyesinde devam edecek.
İkinci el otomobil sektöründe 60 yılı aşkın bir geçmişi bulunan Manheim Auctions, aralarına Türkiye’nin de katılmasıyla 15 ülkede faaliyet gösteriyor olacak. Manheim, yılda yaklaşık 10 milyondan fazla ikinci el aracın satışına aracılık ediyor.
Otomotiv sektörünün Borusan için önemli ve öncelikli olduğunu kaydeden Borusan Holding CEO’su Agâh Uğur, büyük bir ivme ile küresel deneyim ve bilgi birikimini, ikinci el otomobil sektörüne taşımak üzere Manheim ile ortaklık kararını aldıklarını söyledi.
Basın toplantısında konuşan Manheim Uluslararası Operasyonlardan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Mike Langhorne ise Manheim’ın küresel büyüme stratejisi doğrultusunda Türkiye’nin potansiyelini gördükten ve Borusan’ı tanıdıktan sonra yatırıma karar verdiklerini ve bu işbirliğine büyük önem verdiklerini belirtti.
Toptantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Agah Uğur, Borusan Telekom’un satışına yönelik iddialara ilişkin olarak, “Birkaç teklif var. Birkaç ortaklık görüşmemiz var” dedi.
ntvmsnbc

35 yaş üstü kamyon ve otobüsler hurdaya giriyor

Ulaştırma Bakanlığı, kara yollarında güvenliğin artırılması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve nakliye piyasasında fiyat dengesinin sağlanması amacıyla 35 yaş üstü kamyon, otobüs, tanker ve çekicileri 15 Ocak Salı gününden itibaren trafikten çekmeye başlayacak..


Bu araçlar, 2 bin 400 YTL ile 7 bin 500 YTL arasında ödeme yapılarak MKEK'nin Hurdasan tesislerinde imha edilecek.Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “Önüne gelen 30-40 yıllık araçlarla, 'ben yolların kralıyım' diye taşımacılık yapamayacak. Yolların kralı olmaz, yolların kuralı olur. Trafikteki nakliye araçları gençleşecek. Hem insanımızın güvenliği için, hem çevre sağlığı için bu düzenleme zorunluydu” dedi.Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğünün, 1972 ve öncesi yıllarda trafiğe çıkan kamyon, otobüs, tanker ve çekicilerin trafikten çekilmesi için hazırladığı uygulama planının devreye girmesine kısa bir süre kaldı.Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğünün hazırladığı uygulamanın kapsamını belirleyen tebliğ, 15 Ocak 2008 tarihinden itibaren işlerlik kazanacak. Buna göre, tebliğ kapsamındaki söz konusu araçların trafiğe çıkışları, 15 Ocak 2008 tarihinden itibaren önlenmeye başlanacak. Uygulama nedeniyle Ulaştırma Bakanlığının yanı sıra MKEK ve Emniyet Genel Müdürlüğü gerekli tedbirleri aldı. Emniyet Genel Müdürlüğü, araçların teslim edileceği hurda müdürlüklerindeki bürolarda görev yapmak üzere, teslimat yoğunluğu göz önüne alınarak en az bir kişi olmak üzere yeterli personel görevlendirecek.Ulaştırma Bakanlığı, bu araçların trafikten çekildiğinde hurdaya ayrılması ve tekrar kullanılmasını önlemek için MKEK ile protokol imzalamıştı. Bu protokole göre, kapsama alınan araçların, MKEK Hurdasan tesislerinde ayda yaklaşık 3'er bin adedi en yaşlı araçlardan başlanılarak imha edilecek.

60 bin araç, 3 ilde hurdaya ayrılacak
Hurdaya ayrılacak araçlar kategorisinde, Emniyet Genel Müdürlüğünde kayıtlı yaklaşık 47 bin 278 kamyon, bin 996 tanker, 8 bin 77 otobüs ve 2 bin 91 adet çekici olmak üzere 59 bin 442 araç bulunuyor. Bu araçların hurdaya ayırma işlemlerinin 2009 yılının ilk yarısına kadar tamamlanması öngörülüyor. Araçlar, Hurdasan'ın tesislerinin bulunduğu Kırıkkale, İzmir Aliağa ve İzmit Seymen'deki Hurda Müdürlüklerinde teslim alınarak imha edilecek.Ulaştırma Bakanlığı, kara yollarında güvenliğin artırılması, rekabet şartlarının düzenlenmesi, nakliye piyasasında fiyat dengesinin sağlanması ve çevre kirliliğinin önlenmesi hedefiyle başlatacağı uygulama için yaklaşık 300 milyon YTL kaynak ayırdı. Bu kaynak, hurdaya ayrılacak araç sahiplerine ödenecek.Bakanlık, hurdaya ayrılacak araçları eksperlere incelettirerek belirlediği rayiç bedellerin üzerinde bir miktarı araç sahiplerine ödeyecek. Bakanlık, araçların tonajlarına ve taşımacılık yetki belgesi olup olmamasına göre ödenecek miktarları belirledi. Buna göre, hurdaya çıkarılacak araçlara 2 bin 400 YTL ile 7 bin 500 YTL arasında ödeme yapılacak. Hak sahiplerine ödemeler, yetkililerce “Hurdaya ayrılmıştır” kaşesi vurulduktan sonra yapılacak.
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, kara yolu taşımacılığında yıllardır yapılmayan, kangren olmuş sorunların üstüne gittiklerini, bugüne kadar yapılması gereken ancak yapılmayan düzenlemeleri gerçekleştirdiklerini ifade etti.Bunun bir ayağının da kamyon mezarlığına dönen Türkiye'yi bu sıkıntıdan kurtarmak olduğunu vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti: “Önüne gelen 30-40 yıllık araçlarla, 'ben yolların kralıyım' diye taşımacılık yapamayacak. Bunun kuralları var. Yolların kralı olmaz, yolların kuralı olur. Bu düzenlemeyi, kimseyi de mağdur etmeden yapıyoruz. Trafikteki nakliye araçları gençleşecek. Hem insanımızın güvenliği için, hem çevre sağlığı için bu düzenleme zorunluydu.”
kaynak: Hürriyet

Hyundai, üetimi yüzde 42'ye çıkarmayı hedefliyor

11 Ocak 2008 Cuma


Dünya çapındaki fabrikaları ile 2007'de toplam üretimin yüzde 35'ini oluşturan Hyundai, üretimdeki payını 2008'de yüzde 42'ye çıkarmayı hedefliyor.
Hyundai'den yapılan yazılı açıklamada, Hyundai Motor Company'nin, 2007 yılında dünya çapındaki satışlarında yine rekor kırarak yükselişini sürdürdüğü belirtildi.
Şirketin 2006 yılına göre satışlarını yüzde 4,1 oranında artırdığı ve 2007 yılındaki toplam satışı 2 milyon 602 bin 322 adede yükseldiği ifade edilen açıklamada, Hyundai'nin Kore'de bulunan üç fabrikasından denizaşırı ülkelere yapılan ihracatın yüzde 4,3 oranında arttığı ve 1 milyon 76 bin 716 adet olarak gerçekleştiği bildirildi. Türkiye, ABD, Çin ve Hindistan'daki fabrikalardan yapılan satışlarda ise yüzde 1,6 oranında artış kaydedilerek 900 bin 311 adetlik satışın yakalandığı, Hyundai'nin Kore'deki satışlarının da 2006'ya göre yüzde 7,6 artışla 625 bin 275 adede çıktığı ifade edildi.
Hyundai'nin dünya çapındaki fabrikalarının 2007'de toplam üretimin yüzde 35'lik bölümünü oluşturduğu kaydedilen açıklamada, 2008 yılında bu rakamın yüzde 42'ye çıkarılmasının hedeflendiği vurgulandı. Artıştaki en büyük payı Çin ve Hindistan'daki mevcut yatırımlara ek olarak yapımı tamamlanacak olan ikinci fabrikaların oluşturacağı, ayrıca ABD ve Çek Cumhuriyeti'nde yapımı süren fabrikalar ve kısa süre önce karar verilen Rusya fabrikasıyla, üretim rakamlarının önümüzdeki yıllarda daha da artırılmasının planlandığı ifade edildi.
Satış rakamlarında da artış hedefleniyor
Hyundai Motor Company'nin 2008 yılında global satış rakamlarını 2007'ye göre yüzde 19,6 oranında artırarak 3,11 milyon adede çıkarmayı hedeflediğinin bildirildiği açıklamada, Kore satışlarının da yüzde 8'lik artışla 670 bin adede yükseltilmesi ve Kore'deki fabrikalardan yapılan ihracatın yüzde 4,6 oranında artırılıp 1,13 milyon adede çıkarılması, Türkiye, ABD, Hindistan ve Çin'deki fabrikalardan yapılan satışlarda da yüzde 46'lık artışla 1,31 milyon adede ulaşılmasının hedeflendiği kaydedildi.
Türkiye satışları
Hyundai'nin 2007 yılında Türkiye'de binek otomobil ve hafif ticari araçlarda toplam 38 bin 686 adetlik satış gerçekleştirdiğinin ifade edildiği açıklamada, şunlar belirtildi:
"Hyundai, toplam 594 bin 762 adetlik satışın yapıldığı Türk Otomotiv Sektörü'nde yüzde 6,5 pazar payı alarak yılı 5'inci sırada tamamladı. Hyundai'nin en çok satılan modeli, 15 bin 457 adetle Accent Era oldu. Accent Era'nın en çok tercih edilen motor seçeneğiyse yüzde 46,2'lik payla 1.4 litre hacimli benzinli motor oldu. Hyundai Assan İzmit Fabrikası'nda 2007 yılında toplam 90 bin 180 adetlik araç üretimi gerçekleşti ve bu üretimin yüzde 77'lik bölümü olan 69 bin 200 adedi, tüm Avrupa ülkeleri başta olmak üzere 60'tan fazla ülkeye Türkiye'den ihraç edildi. 2007 yılı içinde ihracatı yapılan Accent, Matrix ve Starex modelleri arasında da yüzde 56,6'lık oranla en çok ihraç edilen araç Accent oldu."
Türkiye'de 2008 hedefleri
Hyundai'nin, global hedefler doğrultusunda 2008 yılında Türkiye'deki üretimini, iç pazar satışlarını ve ihracat rakamlarını da artırmayı hedeflediğinin vurgulandı. Hyundai Assan Başkanı ve üst yöneticisi (CEO) Joong-Geol Kim, 2007 yılı satışlarının 38 bin 686 adet olarak gerçekleştiğini ve pazardan yüzde 6,5 oranında pay aldıklarını belirterek, şunları kaydetti:
"İhracatlarımızla birlikte 2007 yılı toplam satışlarımız da yaklaşık 108 bin adet olarak gerçekleşti. Bu sayede 2006 yılına göre iç pazar ve ihracat satışlarımızda yüzde 23 oranında artış elde etmiş olduk. 2008 yılında pazardan yüzde 8 civarında pay almayı hedefliyoruz. İzmit Fabrikamız'ın fiziki üretimini 100 bin adede çıkarmayı ve ürettiğimiz araçların yüzde 80'ini ihraç etmeyi
planlıyoruz."

Toyota, ABD’de Ford’u solladı

Japon otomotiv devi Toyota, ABD’de geçen yıl 2.6 milyon araç satışıyla Ford’u geride bırakarak ikinciliğe yükseldi.

DETROIT - Dünya otomotiv pazarının kalbi olan ABD’de çetin bir rekabet yaşanıyor. Japon otomotiv devi Toyota, geçen yıl ABD’de yüzde 3’lük artışla 2.62 milyon araç satarak pazarda ikinciliğe yükseldi. 1931 yılından bu yana ABD pazarında satış bazında ikinci sırada bulunan Ford ise 2.57 milyonluk araç satışıyla bir sıra geriye düştü. Ford’un satışlarında yüzde 12’lik düşüş yaşandı.

Dünyanın en büyük otomotiv üreticisi General Motors, ABD’de satış lideriğini sürdürse de ivme kaybı devam etti. GM’in satışları 2007’de yüzde 6 düşüşle 3.82 milyona geriledi.

Toyota’nın GM’i de geride bırakabileceği belirtiliyor. GM, 2007’de toplam 9.28 milyon araç üretirken, bu rakamın Toyota’da 9.51 milyon olması bekleniyor.

Karlılık oranlarına bakınca da ibre Toyota’dan yana görünüyor. Geçen yılın Haziran-Eylül döneminde Toyota 4 milyar dolar kar açıklarken, iki rakibi de zarar etti. GM 39 milyar dolarla zarar rekoru kırarken, Ford’un zararı da 380 milyon dolar olarak gerçekleşti.
TOYOTA ÜÇ YILDIR ÇIKIŞTA
Tabloda üç şirketin 2005, 2006 ve 2007’deki araç satışları görünüyor. Toyota, 2005’te 2.2 milyon olan satış rakamını 2.6 milyona yükseltirken GM ve Ford’da düşüş meydana geldi. GM’in satışları geçen yıl 4 milyonun da altına indi.
kaynak : ntvmsnbc

İşte dünyanın en ucuz otomobili

10 Ocak 2008 Perşembe





Bir Hint şirketi, dünyanın en ucuzu olacağını bildirdiği otomobilini basına tanıttı.

Sadece 624 cm3’lük minik bir motora sahip "Nano" adlı otomobil, bu yıl 100 bin rupiye (2500 dolar) piyasaya sürülecek.

Otomobilin temel versiyonunda klima, takviyeli direksiyon ve elektrikli cam gibi özellikler bulunmuyor. Yeni Delhi’de yapılan tanıtma töreninde konuşan şirket müdürü, bu otomobilin üretilmesini, aya ilk seyahat veya Wright kardeşlerin ilk uçuşu kadar önemli olarak nitelendirdi.

Otomobilin hava kirliliğini artıracağı iddialarını reddeden müdür, otomobili "herkesin alabileceği güvenli ürün" olarak tanımladı. "Nano"nun, dünyada ucuz otomobil piyasasında rekabeti artıracağı tahmin ediliyor.

En ucuz benzini bulacak!



Ford Motor Company tarafından geliştirilen yeni nesil navigasyon (yol bulma) sistemi, sürücüsüne en ucuz benzini hangi istasyondan alabileceğini bile gösterecek
“Sirius Travel Link” adı verilen sistem, ilk kez 2009 model Lincoln MKS ve Ford Flex modellerinde kullanılacak.
120 binden fazla benzin istasyonunu hafızasında bulunduracak olan söz konusu sistem, istenildiğinde sürücüsüne benzin fiyatlarına, uzaklığa ya da alfabetik sıraya göre listeleme yapabilecek. Şayet sürücü isterse, sistem en düşük fiyattan benzin satan istasyona gidilecek rotayı belirleyebilecek.
Sistem, trafik durumu ve vizyona giren yeni filmlerin hangi sinemalarda oynadığı, hava durumu, son maç skorları ya da yarış sonuçları gibi bilgilerle de donatılmış olacak. Las Vegas’taki Uluslararası Tüketici Elektroniği Fuarı’nda sergilenecek ürün, “müzik kutusu” görevi de görebiliyor. Zira içinde 2 bin 400 şarkı bulundurma kapasitesine sahip. Üstelik şarkının sesli komutla istenmesi yeterli.

BMW, Üretim İçin Türkiye’ye Geliyor

5 Ocak 2008 Cumartesi



Türkiye’de üretim planı ünlü lüks oto üreticisi Alman BMW’nin masasına ‘dolaylı olarak’ geldi. BMW, taşeron üretici Magna Steyr aracılığıyla Türkiye’de üretim hattı kurmayı tartışıyor.
Star gazetesinin haberine göre; Türkiye son yıllarda yaptığı üretim atağıyla otomotiv endüstrisinin gözde ülkelerinden biri haline geldi. Özellikle ticari araç üretimiyle dikkat çeken Türk otomotiv sanayi, 2006 yılından itibaren üretimde 1 milyon adetlik çıtayı aştı. 2007’nin 11 ayında 1 milyon 28 bin adetlik üretime ulaşan sektörün, 2007 yılsonunda 1 milyon 50 bini aşması bekleniyor. Bu üretim performansının itici gücüyle, Türkiye dünya otomotiv ve ekonomi çevrelerinde ‘iyi bir üne’ sahip olurken, ‘Türkiye’de kaliteli araç üretilir’ algısı otomotiv dünyasına sağlam bir şekilde yerleşti.
Sektörde Dönüm Noktası
Bu durum bugüne kadar Türkiye’de hiçbir üretim faaliyeti olmayan firmaların da aklına Türkiye’yi düşürdü. Hem de sadece orta sınıf markaların değil, lüks otomobilleriyle tanınan markaların bile...
Bu markalardan biri de ünlü lüks otomobil üreticisi BMW. Bu günlerde Alman üretici BMW yönetiminin masasında Türkiye’de X3 ya da X5 modellerden birinin üretimi konusu var. Ancak BMW üretime karar verirse bu yatırım dolaylı olarak gerçekleşecek. Üretimin, BMW’ye taşeron olarak araç üreten Avusturya kökenli Magna Steyr vasıtasıyla gerçekleşmesi planlanıyor. Başka markalara da araç üretimi yapan Magna Steyr’in Tekirdağ’da bir fabrika kurmak için araştırmalar yaptığı, yan sanayi firmalarıyla görüşmelere başlandığı da konuşuluyor. Fabrika için Romanya ile Türkiye arasında bir karara varılacağı belirtiliyor.
X3 veya X5 Olabilir
Fabrika kurulursa BMW’ye de bir üretim hattı ayrılacak. Bu üretim hattında da X3 ya da X5’in üretiminin yapılabileceği ifade ediliyor. Bütün bu kararların hayata geçirilmesi durumunda Türk otomotivi için dönüm noktası olacak. Çünkü bugüne kadar orta sınıfa yönelik olarak binek ve ticari araç üretimi yapan Türk otomotiv endüstrisinde ilk kez lüks bir modelin üretilmesi söz konusu olacak.
Türkiye’de Hangi Marka Ne Üretiyor?
Tofaş / Fiat: Albea, Palio, Linea, Doblo, Fiorino (Citroen Nemo, Peugeot Bipper)
Ford: Transit ve Transit Connect.
Honda: Civic Sedan, City
Hyundai: Accent Era, Matrix. Hafif ticari araç üretimi planlıyor.
Renault: Symbol, Megane Sedan, Clio III HB, Clio Grand Tour (2008)
Toyota: Auris, Corolla Verso. 2010’da hafif ticari araç üretimine hazırlanıyor. Karsan: Peugeot Partner, Peugeot J9, Citroen Berlingo (2008), Sadece binek ve hafif ticari araçlar baz alınmıştır.
Kaynak: Hürriyet Gazetesi

Toyota ya kadın eli değidi...



Toyota’nın Adapazarı’ndaki üretim tesislerinde, 2007’de ilk kez idari bölümün dışında üretim hatlarında da bayanların çalışmasının önü açıldı.
Otomotiv Genel Müdürü ve CEO’su Tamer Ünlü, bayan çalışanların üretim hattında çalışmalarını, desteklenmesi gereken bir sosyal sorumluluk projesi olarak gördüklerini söyledi. Adapazarı’ndaki tesislerde 3 bin 500 kişinin çalıştığını ve bunların 85’inin bayanlardan oluştuğunu kaydeden Tamer Ünlü, ilk kez üretim hatlarında da bayanların çalışması için yeni eleman alımı yaptıklarını kaydetti. Ünlü, "Bayanlar da erkeklerle aynı şartlarda çalışmaktadırlar. Bayanlar da erkekler gibi aynı performansı göstermektedir." şeklinde konuştu. 2007 yılı içerisindeki politik ve ekonomik dalgalanmaların dönemsel etkilerinin olduğunu ifade eden Ünlü, üretim ve ihracat, üretilen yeni modeller, kısa ve orta vadede yapılması planlanan yatırımların dış ticarete olumlu etki yaptığını ve iyi bir yıl geçirdiklerini vurguladı. Fabrikada Auris ve Corolla Verso modellerinden bu yıl için 160 bin adet üretim gerçekleştirileceğini ve aynı rakamın 2008 hedefi de olduğunu dile getiren Ünlü, bunun yüzde 90’dan fazlasını ihraç ettiklerini kaydetti.
Kaynak: Zaman Gazetesi / Salih Hamurcu

Volvo XC90 D5

4 Ocak 2008 Cuma


İki şeyin aynı anda olamadığı durumlar vardır. Nasıl, bir şey, aynı anda hem soğuk hem de sıcak olamazsa, bir vasıta da, aynı anda hem mükemmel arazi kabiliyetine, hem de yarış pistlerinde limitleri zorlayacak özelliklere sahip olamaz. Piyasada bulunan SUV’ları da, soğuk sıcak örneğinde olduğu gibi, en “arazici” ve en “asfaltçı” şeklinde iki kutubun ortasına koyarsak, daha önce incelediğimiz X5 “asfaltçı”, Pajero “arazici”, XC90 ise, iki ekstrem kutbun ortasında yer alan araç oluyor.
Aracın kapısını açar açmaz sizi Volvo’lara özel, hoş bir deri kokusu karşılıyor. Yüksek sürüş poziyonu olan XC90’a bindiğinizde, koltukları için, biraz şımarıkça, “dünyanın en rahat koltukları” diyebilirsiniz. Diğer Volvo modellerinden de bildiğimiz bu koltuklar, profesyönel ellerde, yolcu ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanıyor. Vücuda iyi destek sağlaması için ergonomi uzmanlarınca hazırlanan koltuklar, alerjisi ya da astımı olanlar düşünülerek, Oeko-Tek 100 Standardı’na uygun imal edilmiş. Temas alerjisine karşı aracın içindeki bütün metal bölümler de test edilmiş. Aracın 5 kişilik oturma düzeni, bagajdaki ilave koltuklar sayesinde 7’ye çıkabiliyor. Ön ve arka koltukların diz, baş ve omuz mesafeleri son derece cömert.
İsveçli otomobil firmasının, 2003 yılında satışa sunduğu XC90’ın, “güncellenmiş” 2007 modeli, 3 motor seçeneği ile satılıyor. Seçenekleri 8 ve 6 silindirli benzinli ve 5 silindirli dizel oluşturuyor. Test aracımızda 2.4 litrelik 5 silindirli dizel motor bulunuyor; 185 beygir gücündeki motor 2000-2750 devir arasında 400Nm tork üretiyor. Direk enjeksiyonlu, değişken türbin geometrili turbo dizel motor üstten çift egzantrikli ve 20 supaplı. Çevre düşünülerek tasarlanmış motorda bulunan ve bakım gerektirmeyen parçacık filtresi, egzoz gazındaki is ve parçacıkları azaltıyor, böylece hem doğaya karşı daha nazik olunuyor, hem de aracın arka tarafı tutuşmuş gibi siyah dumanlar çıkararak “karizma”yı bozmasının da önüne geçilmiş oluyor.
Dizel motorların sesinden hoşlanmayanlar, aracın içinde çok mutlu olacaklar. Çünkü gaza bastığınızda kabine gelen motor sesi, özel otomobillere has bir karaktere sahip. Ancak aracın dışarı verdiği ses tamamen farklı.
XC90, firmanın yüksek güvenlik standartlarından payını almış. Size, aracın hava yastıklarının sayısından, usataca hesaplanmış deformasyon bölgelerinden, ya da stabilite sistemlerinden bahsetmeyeceğim. Lüks araçlarda yeni yeni görmeye başladığımız, kör nokta uyarı sistemini Volvo XC90’da da mevcut. Sistemin görevi, sağ ve sol aynanın atında bulunan bir cihaz ile, şoförü, aynanın kör bölgesinde kalmış olan, başka araçlara karşı uyarmak. Ancak sistem biraz daha tedbirli çalışıyor ve siz aracı gördüğünüz halde, araç sizden bir metre arkanızda olsa da uyarıyor, bu da kabul edilir birşey. Ancak konu İstanbul trafiği olduğunda iş biraz değişiyor ve alışmak gerekiyor. Çünkü gerçekten kör noktanızda biri mi var, yoksa hemen arkanızda sizi tehlikeli şekilde yakından takip eden aracı mı haber veriyor, siz bunu anlamaya çalışırken, şerit değiştirmeden önce, yanınızı bir süre kontrol etmek isiyorsunuz. Tabi bu sırada bir süre sinyal vermiş olmanız, diğer sürücüleri “uyandırıyor” ve “aman önüme geçmesin” refleksine neden oluyor. Tabi bir düğmeye basıp sistemi kapatmak ve yazılmamış kurallara göre sürmek size kalmış...
Güvenliğe bir diğer katkı da, aktif bi-xenon hareketli döner farlardan geliyor. Sistem ile, farlar direksiyonun açısına göre, her yöne 15 derece dönebiliyor. Böylece, gece seyahatlerinde, aracın geçeceği yol çok daha önceden aydınlanmış oluyor. Araçlarda yeni görüğümüz bu teknoloji çok da yeni değil aslında. 1930 model Cadillac’larda tamponda 3üncü bir lamba bulunuyor ve direksiyona mekanik olarak bağlı çalışıyordu. Hikayesi 1988 yılında çekilen bir filme konu olan, Amerikan otomobili Tucker’da da yine üçüncü bir far bu görevi üstlenmişti. 1967 yılında üretilen Citroen DS’de işleri biraz daha ileri gitmiş, üçüncü fara gerek kalmamıştı ve farlar sadece direksiyondan değil amortisörlerden gelene verileri de değerlendiriyor, duruma göre sağa sola dönüyor, alçalıp yükselebiliyordu.
Eğlence sistemine gelince... Sistem muhteşem! Müziği yüksek sesle dinlemeyi sevenleri çok mutlu edecek 12 adet Dynaudio hoperlör, bağımsız çarpraz filtre ile, 5x130W gücündeki amfiye bağlı. Sistemin sesini ne kadar açarsanız açın, bir bozulma olmuyor. Dolby ve ProLogic2 dijital ses işlemcisine sahip sistemde, MP3 ve WMA uyumlu CD çalar bulunuyor. “Aux” girişinden iPod gibi harici bir müzikçalar da bağlayabiliyorsunuz.
XC90, hem SUV’ların hemde büyük sedanların temel özelliklerini taşıyan, gerçek bir aile aracı. Çocuklu aileleri mutlu edecek özelliklerinden bir tanesi, arka kapı kilitlerindeki, çocuk kilidi mekanizmasının, ön koltuktakiler tarafından, bir düğmeye basılarak devreye sokulabilmesi. Bir diğer özellik ise, sadece ön camın değil, yan camların da lamine olması. Bu ekstra güvenlik unsuru sayesinde, lamine yan camları kırıp aracın içinden birşey almak, çok zaman alan bir iş haline dönüşüyor. Diğer yandan konfora da faydası oluyor ve ses izolasyonuna katkıda bulunuyor.
Aracın otomatik şanzımanı 6 vitesli. XC90’da arazi vitesi bulunmuyor. Kış modu bulunan şanzıman, kaygan zeminlerde kontrollü kalkış yapmayı sağlıyor. İsterseniz, 3 viteste de kaldırabiliyor ve torku daha da düşürebiliyorsunuz. Gaza sonuna kadar bastığınızda, kısa vites oranlı şanzıman ve yüksek tork aracı ok gibi fırlatıyor. 70 km/s hıza kadar 2.vites bitiyor ve 100 km/s hıza ulaşması 3.vitesin sonlarına doğru gerçekleşiyor. Vitesler hızlı ve yumuşak geçiyor. İstenildiğinde manuel moda alıp, motor devri kırmızı bölgeye girene kadar bütün devir bandını kullanmanız da mümkün. Ama en iyi hızlanma siz vites atma işini araca bıraktığınızda gerçekleşiyor.
Süspansiyon konforu genel olarak iyi olan XC90’ın sürüşü sedan otomobillerden çok arazi taşıtlarına yakın. Virajlarda “asfaltçı”lar kadar iddialı olmasa da, rahatsızlık verecek bir durumu yaşatmıyor.
4.8 metre uzunluğa sahip XC90’ın dönüş turu yaklaşık 12 metre. Firmanın verdiği bakıp masraf çizelgesine göre, araç, 50,000 km kullanıldığında yaklaşık 2000 YTL bakım masrafı çıkıyor. Kabaca 10,000 km’de bir 400 YTL bakım masrafı gerekiyor.
İçinde ve dışında, özgün çizgileri olan XC90, ne Alman, ne Japon ne de İngiliz arazi taşıtlarına benziyor. Kendine has bir karakteri olan XC90, güvenlik, konfor ve ekonomiyi bir arada sunan başarılı bir SUV.
Can Şaher

kaynak : NTVMSNC

VOLVO REKLAMI

3 Ocak 2008 Perşembe

Yaşlıları uyaran otomobil tasarladı

28 Aralık 2007 Cuma



Yaş ortalamasının giderek yükseldiği teknoloji ülkesi Japonya'da bilim adamları tasarımlarını belirli yaş gruplarına hitaben yapmaya başladı. Japon oyun firması Nintendo için "Beyin cimnastiği" programı geliştiren nörolog ekibi ile Toyota araç firması, yaşla birlikte gelen dikkat eksikliği sorunlarının önüne geçerek, kazaları önleyecek özel bir sistemle donatılan araç tasarımı için kolları sıvadı. 2020 yılında piyasaya sürülmesi beklenen araçta yaşlı şoförün beyin aktivitelerini gözlemleyerek anormal bir durum karşısında haber veren uyarı sistemleri bulunacak. Henüz tüm detayları açıklanmayan projenin başında milyonlarca yaşlıya Nintendo'yu sevdiren "Beyin cimnastiği"nin fikir babası profesör Ryuta Kawashima bulunuyor.