inovasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inovasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çin 3G İçin Telekom Sektörünü Yeniliyor

5 Haziran 2008 Perşembe

Çin, daha rekabetçi hale getirmek istediği ve üçüncü jenerasyona yol açmak için telekom sektörüyle ilgili radikal düzenlemelere gidiyor. Çin’de hálá kamuya ait olan telekom sektöründe yapılan değişikliklerin ardından satın alma ve evliliklerin gerçekleşmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Çin’de 500 milyon cep telefonu abonesi bulunuyor. Pekin’in daha rekabetçi olmasını istediği China Mobile’ın Hong Kong’da işlem gören hisseleri önerilen değişikliklerin ardından yüzde 8 değer kaybetti. China Mobile pazarın yüzde 70’ini kontrol ediyor. Hem China Mobile hem de diğer operatörler kasaba ve kırsal alanları hedef alarak abone sayısını artırmaya çalışıyor. Yeniden yapılanma planı ile Çin’in çok parçalı pazarındaki oyuncu sayısının azaltılması ve zor günler geçiren sabit telefon sisteminin desteklenmesi planlanıyor. China Unicom, China Telecom, China Netcom ve China Satellite Communications şirketleri arasında birleşmeler ve satın almalar yaşanması bekleniyor.
Kaynak: Hürriyet Gazetesi

İnovasyon Merkezi : Türkiye

25 Nisan 2008 Cuma


Microsoft, Türkiye’de inovasyon merkezi kuruyor

Microsoft, Türkiye’de yazılım geliştirmek isteyenlerle yazılım ihtiyacı olanları buluşturmak ve ihraç edilebilecek standartta yazılım geliştirmek için inovasyon merkezi kurma kararı aldı.
2008’in sonbaharında Ankara’da bir üniversite işbirliği ile kurulacak Microsoft Innovation Center’da (MIC), Türk yazılımcıları para ödemeden dünyaya satılabilecek nitelikte yazılım geliştirebilecek.
DÜNYANIN en büyük yazılım şirketi ABD’li Microsoft, Türkiye’ye inovasyon merkezi kurma kararı aldı. Microsoft Innovation Center (MIC) Türkiye adıyla Ankara’da kurulacak olan merkez, yazılım geliştirmek isteyenler ile, yazılım ihtiyacı olanları buluşturmayı ve yazılım ihracatı yapmayı hedefliyor. Microsoft’un Türkiye ile ilgili bu yatırım kararı, bugün Forum İstanbul’a konuşmacı olarak katılacak olan Microsoft EMEA Başkan Yardımcısı Ali Faramawy tarafından duyurulacak.
E-DEVLET YAVAŞLADI: Uzunca bir zamandır Türkiye’de elektronik devlet (e-devlet) uygulamalarında bir yavaşlama gördüklerini belirten Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, "Bu yavaşlamanın en önemli nedeni, hem hizmet veren, hem de hizmet alan açısından teknolojinin nasıl fayda sağlayacağı ve nasıl bir etki yaratacağının net olarak görülmüyor olmasıydı. Bu nedenle, iş ortaklarımız ile birlikte teknolojinin neleri etkileyeceğini, nasıl faydalar sağlayacağını tüm taraflara gösterecek bir yatırım yapma kararı aldık. Microsoft İnovasyon Merkezi’nde araştırma ve uygulama olmak üzere iki bölüm bulunacak. Bizim burada temel hedefimiz yerel yazılım ekonomisini canlandırmak ve Türkiye’nin ihracat potansiyelini değerlendirmek" dedi.
YARIM SAATTE İKNA ETTİM: Türkiye’de bir inovasyon merkezi kurmak için uzun zamandır çalıştıklarını belirten Çağlayan Arkan, Microsoft merkezini Türkiye’deki bu yatırıma yarım saat içinde ikna ettiğini söyledi. Bu yatırımın Ankara’da ve bir üniversite ile işbirliği içinde yapılacağını belirten Çağlayan Arkan, halen 2 üniversite ile görüştüklerini ve yakın zaman içinde hangi üniversite ile bu yatırımın gerçekleştirileceğinin netleşeceğini belirtti. Çağlayan Arkan, "Burada bir hedefimiz de bütün bunlar yapılırken özel sektör-üniversite işbirliğini de artırmak. Burada araştırma görevlisi ve öğrenciyi de işin içine çekmek" dedi.
ÖNCELİK 3 KONUDA: Microsoft İnovasyon Merkezi’nde yazılım projesi olanlar Microsoft’un sağlayacağı teknoloji altyapısı ve donanımları kullanarak yazılımları farklı platformlarda test edebilecek. Çağlayan Arkan, başlangıç olarak eğitim, sağlık ve yerel yönetimler konularında geliştirme yapmaya öncelik vereceklerini belirtti. Arkan şöyle konuştu: "Yapı olarak da ya kamu kurumunun, ya partnerin bize geldiği, kamu kurumuysa ’benim bu konuda bir ihtiyacım var’ dediği, bir partner ise ’benim bu konuda bir bilgim, çözümüm var’ dediği bir senaryodan bahsediyoruz. Biz bu konuda zaten bütün dünyada ve Türkiye’de belirli uzmanlıklara ve uzmanlara sahibiz. Burada önemli olan başvuru sahibinin know-how’u ve biz de de bunun karşılığı olan uzmanlık olması. Bu, fikri olanın Microsoft know-how’ına ve dünya standartlarına kolay ulaşmasını sağlayacak bir proje."
İsteyen sadece yazılım testi için de gelebilecek
MICROSOFT İnovasyon Merkezi, sadece Microsoft teknolojileri ile ve merkezde geliştirilecek yazılımlara hizmet etmeyecek. Herhangi bir platformda yazılım geliştirenler, bu yazılımlarının testini Microsoft’un inovasyon merkezinde gerçekleştirebilecek.
Öğrenciyi okulda işin içine çekeceğiz
MICROSOFT İnovasyon Merkezi’nin bir üniversite işbirliğinde hizmet vermesinin önemli olduğunu belirten Çağlayan Arkan, şöyle konuştu: "Bugün üniversite müfredatları bize göre tam arzulanan noktada değil. Üniversiteden mezun olan insan, iş hayatında hemen verimli çalışmaya başlayamıyor. Uzunca bir eğitim görmesi gerekiyor. Bu noktada öğrencinin okul hayatı içinde işin içine çekilmesi bizim önemsediğimiz bir konuydu. Üniversiteyi iş hayatının ve bizim tempomuzun içine çekmek istiyoruz. "
İlk çalışma Harvard uzmanlarından
MICROSOFT’un Ankara’da kuracağı Microsoft İnovasyon Merkezi’nin ilk uluslararası konukları Harvard uzmanları olacak. Özellikle e-devlet dönüşümü konusundaki çalışmaları ile tanınan Harvard uzmanları, Türkiye’de bilgi teknolojileri kullanıcıları ve üreticilerine e-dönüşümün vizyonununu anlatacaklar. Harvard uzmanları, e-devlet dönüşümün bir teknolojik dönüşümden çok anlayış değişimi olduğu vurgusunu yapacaklar. Çağlayan Arkan, "Devletin çalışma biçimini değiştirebilmesi için teknolojiden ziyade bütün bir yaklaşım farklılığı olmalı. Burada işin değişim boyutu önemli. Bu nedenle, bu işi çok iyi bilen ve konuya bilimsel yaklaşan bir tarafla başlamayı arzu ediyoruz" dedi.
Dünyada ’oyun kuluçka merkezli’ ilk inovasyon merkezi olacak
ANKARA’da kurulacak Microsoft İnovasyon Merkezi, dünyada içinde ’oyun kuluçka merkezi’ olan ilk Microsoft İnovasyon Merkezi olacak. Oyun kuluçka merkezi, Microsoft’un başta Visual Studio içindeki XNA adlı oyun geliştirme teknolojisi ve altyapısı ile oyun geliştirmek isteyen Türk bilgisayar yazılımcılarına destek verecek. Microsoft uzmanları oyun geliştirmek isteyenlere teknolojiyi öğretecek ve yol gösterecek. Böylece, Türk bilgisayar yazılımcıları dünya pazarına açılma şansı bulacak.
Sorunlar aynı, buradaki yazılım dünyaya da satılır
TÜRKİYE ile dünyanın bilgi teknolojileri alanında yaşadığı sorunların birbirine çok benzer olduğunu bu nedenle de Türkiye’de geliştirilen çözümlerin dünyada satılabileceğini belirten Çağlayan Arkan, yazılımların doğru çerçeve, doğru metodoloji, doğru proje yönetimi ile ve doğru bilgi güvenliği yaklaşımı ile üretilmesinin önemine dikkat çekti. Arkan, "Türkiye’de kuracağımız Microsoft İnovasyon Merkezi’nde üretilen yazılımların Microsoft desteği ile dünya pazarlarında da yeri olacağını düşünüyoruz" dedi.

Liman artığı konteynırlar 160 bin dolarlık eve dönüşüyor

24 Mart 2008 Pazartesi


Tuğlalarla örüleninden prefabriğine kadar bir çok farklı malzeme ile yaşam alanları oluşturan mimarlar, şimdi de deniz taşımacılığı yapan şirketlerden topladıkları konteynırları eve dönüştürüyor. Hem bilindik evlere göre daha ucuz ve dayanıklı olması, hem de bir gemi, kamyon ya da trenle bir yerden başka bir yere taşınabilir olması mimarlık ve inşaat alanında yeni bir inovasyon olarak gösterilen konteynır evlerin en önemli avantajları arasında. Konteynır ev inovasyonunda Çin'in dolaylı yoldan da olsa payı yok değil.

Çin, son bir kaç yıldır yaşadığı ihracat patlamasıyla ABD limanlarında konteynır kalabalığı yaratmış ve mimarlara ilham vermiş durumda. Mimarlık alanında inovasyona yol açan bu konteynırlar ABD limanlarında boşaltıldıktan sonra ya geri gönderiliyor ya da liman işletmeleri tarafından mimarlara satılıyor. Konteynırların tanesi ise genellikle 1500 ila 2 bin dolar arasında alıcı buluyor. Üstelik bu konteynırlar, fırtınalar, sellere, hatta yangınlara karşı bile dayanıklı. Konteynır evler estetiği ve hayata post modern yaklaşımı ile alıcı buluyor. Bu evlerin fiyatı ise en az bilindik tuğla evler kadar pahalı. Konteynırlardan inşaa edilmiş 3 oda bir salon ve iki banyolu bir evin fiyatı 76 bin dolardan 160 bin dolara kadar değişiyor.

Askeriye gibi kurumların 1980'li yılların başından bu yana konteynırları geçici ofis ya da dış kabini olarak kullandığı biliniyor. Ancak bu uygulamanın günlük yaşama uyarlanması henüz çok yeni. Son bir kaç yıl içinde ortaya çıkan "Konteynır Mimarlığı" olarak adlandırılan mimarlık dalı, bu konteynırları yeni formlarla pratik hayata kazandırmaya başladı. New York'tan Yeni Zelanda'ya kadar bir çok konteynır mimarı halen deniz ticaretinin artıkları olan konteynırlardan yeni tip evler yaratma hayali peşinde.
Referans

İnovasyon, Fark Yaratan Yaratıcılık

3 Mart 2008 Pazartesi

Son yıllarda "inovasyon"dan çok sık söz edilir oldu. Eczacıbaşı grubu bu yabancı deyimi "fark yaratan yaratıcılık" diye Türkçeleştiriyor. Ve de Eczacıbaşı grubu tarafından sekiz yıldır aralıksız olarak "inovasyon" yarışması düzenleniyor. Önceki günlerde 2006 yılı yarışmasının sonuçları açıklandı. Gruba dahil 10 kuruluşun 29 projeyle katıldığı yarışmada en yaratıcı ürün/hizmet ödülünü, "sıçratmayan pisuvar" projesiyle Eczacıbaşı Yapı Gereçleri bölümü kazandı. Bülent Eczacıbaşı daha önceki yarışmalara katılan 144 projenin uygulamaya konulduğunu açıkladı.
İnovasyon, ekonomik veya toplumsal değer yaratmaktır. Ürünlerde, hizmetlerde, iş yapış yöntemlerinde yapı yöntemlerinde yapılan değişiklik, farklılık, yenilikler bütünüdür. İnovasyon verimliliği artırır. Pazarın büyümesine yol açar. Kuruluşların kârını ve rekabet gücünü artırır. Sonuçta hem kuruluşlar hem ülke ekonomisi kazanır. OECD tespitlerine göre, 1970 ve 1995 yılları arasında gelişmiş ekonomilerde büyümenin yarıdan fazlasının kaynağı inovasyon olmuştur. İnovasyon verimi ve rekabeti artırmış, ülkelerde yaşam standardının yükselmesinin yolunu açmıştır.
Fark Yaratan Kazanıyor
Günümüzde ekonomi politikalarının öncelikleri:
1) Büyümenin hızlandırılması,
2)Küresel piyasalarda rekabet gücünün artırılması ve
3) İnsanların yaşam kalitesinin yükseltilmesidir. İnovasyon yeni ürünler yaratılmasına, verimliliğin artmasına, küresel pazarlarda rekabet gücünün büyümesine, ekonomilerin ve dolayısıyla refahın tırmanışa geçmesine imkân veriyor.
İnovasyon bizler için yeni bir kavram. Ne olduğunun ve öneminin anlaşılabilmesi için bu konuda yazılanlardan, söylenenlerden bazı aktarmalar yapacağım. İnsanların kafalarında aile, okul eğitimleri, hayat tecrübeleri sonucu belli kalıplar, belli davranış biçimleri oluşur. İnsanların bu kalıplardan, bu davranış biçimlerinden (insanların sahip oldukları paradigmalardan) çağın ve günün değişen koşullarına geçiş yapabilmeleri çok zordur. Fakat paradigmalardan kurtulmayı beceremeyenler, geçiş yapamayanlar kaybeder. Becerenler kazanır.
Kalıba Bağlanan Kaybediyor
>> İnovasyon her alanda radikal değişikliği, iyileştirmeyi hedef alır. Ekonomik olarak daha çok ürünlerde ve özellikle teknoloji ağırlıklı ürünlerde inovasyonun önemi büyüktür.
>> İnovasyonu 4 başlıkta toplamak, anlatımda kolaylık sağlar:
1) Ürün İnovasyonu: Yeni veya özellikleri ya da kullanım amaçları açısından önemli ölçüde geliştirilmiş, iyileştirilmiş bir mal ve hizmetin pazara sunulmasıdır.
2) Süreç İnovasyonu: Yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş, iyileştirilmiş üretim veya dağıtım yöntemleriyle, tekniklerde, ekipmanlarda, yazılımda değişimin sağlanmasıdır.
3) Pazarlama İnovasyonu: Ürün tasarımında veya paketinde, ürün yerleştirmede, ürün promosyonunda ya da fiyatlamada önemli değişikliklerle pazarlamaya yeni ve farklı bir yön verilmesidir.
4) Organizasyon İnovasyonu: Kurumların çalışmasında, işyeri organizasyonunda, dış ilişkilerde farklılığı yaratmaktır.
Babadan kalma usullerle verimi artırmaya, pazarları büyütmeye imkân kalmadı. Küresel pazarda var olabilmek için (hatta iç pazarda, yabancıların rekabetine dayanabilmek için) "inovasyon"a önem vermeye mecburuz.
Kaynak: Milliyet Gazetesi
Güngör URAS
Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı

TASARIM NOBELİ BİR TÜRK'ÜN

26 Ocak 2008 Cumartesi

Tasarımın Nobeli" sayılan ve dünyanın en prestijli yarışmalarından biri kabul edilen Uluslararası Tasarım Ödülleri (IDA 2007) yarışmasında bu yıl bir Türk ödül aldı. Ekim ayında New York’ta düzenlenen yarışmada ODTÜ Öğretim Üyesi ve Endüstri Ürünleri Tasarımcısı Dr. Hakan Gürsu ve ekibi "Volitan" adlı tekne tasarımıyla birincilik kazandı.
YENİLİKÇİ-ÇEVRECİ

Dr. Hakan Gürsu’nun "geleceğin en yenilikçi ve çevreci deniz aracı" nitelemesiyle ödüle layık görülen tasarımına Türkiye’de sadece Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ilgi gösterdi. Komutanlık brifing almakla yetinirken, resmi ve özel hiçbir sipariş gelmedi. Ancak Rusya, Avustralya ve Fransa’dan birçok şirketten sipariş geldi. Geminin maliyetinin, siparişin niteliğine göre değiştiği öğrenildi.
PETROL KULLANMIYOR


Yarışmada, hem deniz araçları, hem de tüm ulaşım araçları dalında, 1438 projenin içinde birinci olan sıradışı tasarımın sahibi Dr. Gürsu, Türkiye’de ilgi görmemekten yakındı. Gürsu, Hürriyet’e şunları söyledi:
"Bu tasarım ülkemiz için çok önemli. Petrol kullanmadan, kendi enerjisini kendi üreten bir araç. Rüzgar ve güneş enerjisi ile çalışıyor. Çevre kirliliğini önlüyor. Denizcilikte yakıt maliyetinin ne kadar yüksek olduğunu da düşünürsek, önemini daha iyi anlayabiliriz. Bu tasarımla petrol bağımlılığını ortadan kaldırıyoruz."
DENİZ KUVVETLERİ


Dr. Gürsu, ödülü alıp Türkiye’ye döndüklerinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın kendilerini ilk tebrik eden olduğunu belirtterek sölerini şölme sürdürdü: "Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan bir ekip, üniversitemize gelerek benden brifing aldı. Onların gösterdikleri bu nazik davranışı hiçbir zaman unutmayacağım. Ancak bunun dışında hükümetten ve siyasilerimizden herhangi bir tebrik almadım. Bu bir zihniyet meselesidir. Bilime ülkemizde ilgi gösterilmiyor. Bu olayın sadece benim başıma gelmediğini biliyorum ve hiç dert etmiyorum. Beni kimin arayıp, kimin aramadığının da hesabını yapmıyorum. Ben ülkem için güzel ve önemli bir projeye imza attım. Yarışmada ödül yerine bir yıllık tanıtımınızı üstleniyorlar. En saygın müzelerde Volitan sergilenecek. 100 bin tirajlı bir kitap basılıp dünyaya dağıtılacak."
VOLİTAN NEDİR?
Volitan, güneş ve rüzgar enerjisi kullanarak hareket eden, deniz suyundan tatlı su çevrimini gerçekleştiren, karbondioksit atık üretmeyen, geleceğin alternatif teknelerinden biri olarak tasarlandı. Güneş panellerini yelken olarak kullanan tekne, dışında yer alan 2 adet hareketli elektrik motoruyla destekleniyor. 32 metre boyundaki Volitan, nokta dönüşü yapabilen ilk deniz aracı. Volitan’ın ömrü 80 yıl. 12 kişinin çok rahat yaşayabileceği, lüks yat konforuna sahip.
Hürriyet

İşinizi Yeni Baştan Yaratın

15 Ocak 2008 Salı

Prof. Dr. Arman Kırım benim bildiğim kadarıyla Türkiye’de "İnovasyon" kavramına en fazla kafa yormuş bu alandaki en eski ve en son yayınlara imza atmış, bu kavramı şirketlerin iş süreçlerine eklemleyerek hayata sokmuş bir akademisyen. Dolayısıyla inovasyon kavramına sadece bir akademisyen kuramcılığı içinde değil, aynı zamanda bir işadamı, bir profesyonel yaklaşımıyla uygulayıcı olarak da sahip çıkmış. Hobisi olan Türk mutfağını uluslararası pazara taşıyabilmek adına geleneksel yemek pişirme süreçlerini inovatif bakış açısıyla yeniden yorumlamayı kafaya takmış biri. Aynı zamanda Hürriyet gazetesinde yazdığı yazılarla yenilikçi mutfak örneklerini paylaşarak meraklı okurun zihninde keyifli boyutlar yaratan biri.

Son kitabı "İnnovasyon Para Kazandıran Yenilikçilik" adlı 5 kitapçıktan oluşan set, iş dünyası tarafından dikkatle okunmalıdır. İş dünyasından kastım yönetim kurulu üyeleri, patronlar, CEO’lar değil sadece, orta ve ara yöneticiler, işyerinde vazgeçilmez olmayı hedefleyen gençler, kısaca iş hayatında iddiası olan, adının başarı ile birlikte anılmasını isteyen her düzeydeki profesyoneller.
Her bir kitapçıkta iş dünyasında uygulanabilecek farklı inovatif yaklaşımlar özetlenmiş. Alt Pazar, Deneyim, İş Modeli ve Süreç İnovasyonu olmak üzere 4 temel ticari yenilikçilik alanından söz ediliyor. Amerikancı bir yaklaşımla yani, soru cevaplarla, gündelik dille, bol örneklemelerle yazılmış kitapçıklar. İş modeli İnovasyonu başlıklı kitapçıktan küçük bir alıntıyla sözümüzü sonlayalım: "İş modeli inovasyonu, değer zincirini farklı ve sektörde daha önce olmayan bir şekilde tasarlamakla ilgili bir şeydir. Bu da elbette değer zinciri içindeki farklı etkinliklerin her birinde çarpıcı yenilikler yapmak ve hatta bazen de tüm değer zincirini yeniden tanımlamakla mümkündür. İnovasyon moda değildir. Tam tersine yaşamsal bir gerekliliktir. Zaten işin aslına bakarsanız, tüm iş dünyası tarihi boyunca başarılı olmuş şirketler ve ülkeler, hep inovasyon yetenekleri sayesinde başarılı olmuşlardır. Şimdi şirketlerin inovasyonu için Ar-Ge şart değil. Yararlı, bazen gerekli ama şart değil. Şimdi artık kafa çalıştırmak ve kimsenin düşünmediği parlak iş modeli fikirlerini bulmak suretiyle dünya pazarlarında dünya devleriyle yarışabilmek mümkün."
Sivil Topluma İnancımızı Güçlendirelim
Türkiye’de yaşanan pek çok olumsuzluk ve akıldışılık, olumlu gelişmeleri görmeye engel olmamalı. Demokrasiyi içselleştirmek, yerleşikleştirmek ve acemisi olduğumuz bu çarkı çevirmek konusunda yabana atılmaması gereken bilinçli çabalar da söz konusu. Toplumsal hatalara, sorunlara, travmalara yine toplumun kendi sivil yapılarıyla direnç, tepki, eleştiri geliştirmeye başladık. Bunlar gerçekten anlamlı ve önemli dönüşümlerin göstergesi. İşte bu fasıldan bir gelişme geçen günlerde reklamcılık sektöründe yaşandı. Toplumca şikâyet edegeldiğimiz, televizyonlarda şiddeti destekleyen yayınlar ve bu yayınlardan beslenen bir toplumsal lezyona karşı, Reklamcılar Derneği Yönetimi şiddet içerikli televizyon yayınlarına reklam ambargosu uygulanabileceği yönünde açıklamalar yaptılar. Hayli olgun bir tutum. Daha da sevindirici gelişme bu açıklamanın ardından iş dünyası diğer bir deyişle reklamveren temsilcilerinden gelen destek oldu. Başta Sabancı Holding CEO’su Ahmet Dördüncü olmak üzere Ülker, Doğuş, Renault MAİS, Hyundai Assan gibi dev şirketler şiddet içerikli televizyon programlarının şirketlerce verilen reklamlarla desteklenmemesi, toplumsal sorumluluğun bu tutumu engellemesi gerektiği yönünde açıklamalar yaptılar.

Atılan bu adımlardan bir ileri aşamada daha somut sonuçlar bekliyoruz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken ince ama keskin bir hat var ki o da şiddetle baş edelim derken yaratıcılıkla mücadele eder konuma düşmemek. Evet cidden zor bir konum ama demokrasinin kolay bir rejim olduğu da herhalde düşünülmüyor.
Jean Baudrılard’ı Soldan Sağa Okumak
İletişim danışmanlığı öyle bir iştir ki neredeyse her şeyden anlamak gibi tuhaf bir iddia barındırır, dünyada olup biteni yakından izlemeyi, gündelik bilgiyi yakından takip etmeyi gerektirir. Bu aslında dipsiz bir kuyuda yolunu bulmayı üstelik daha da önemlisi başkalarına yol buldurmayı gerektiren ağır bir süreçtir. Markaları, kurumları konumlandırırken tüm bu enformasyonları zamanında yakalamak ve doğru yorumlayabilmek durumda kalırsınız. Bu hummalı süreçte aslında en çok ihtiyacınız olan şey yani bilgi ise sıkça elinizden kaçıp gidebilir. Bilgiyle pek arası hoş olmayan bir toplum ve çağda iletişim danışmanını işi katmerli zorlaşır.
Filozof ve toplumbilimci Jean Baudrillard, iletişimciler için gerçek bir bilgi kaynağıydı. Üretken, atak ve ne şanstır ki Türkçeye de bolca çevrilmiş bir yazardı. Simülasyon kuramı olarak anılan bir kuram geliştirdi. "Kitlelerin zihniyeti", "öteki", "baştan çıkarma", "medya gibi konular üzerine düşündü. Tüketicinin, reklam, iletişim, medya vb. yollarla aldatılmasını göz boyayıcı bir oyun ve hem üretimi hem de tüketicinin isteğini tehdit eden bir öğe olarak yorumladı. Medyanın gerçeğin ta kendisi olduğunu iddia etti. Algının gerçeğin yerini almaya başladığı, algı yönetiminin hızla büyüyen bir sektör-pazar halini aldığı günümüzde Jean Baudrillard’ın özellikle iletişim danışmanları tarafından sadece sağdan sola değil soldan sağ dokunmasında yarar var diye düşünüyorum.
Kaynak: Referans Gazetesi

İnovasyonda Pazarlama Stratejileri Nasıl Olmalı?

Döndürmeli kapakla ilgili du­rum araştırması, dirençli inovasyonların karşılaştığı engellerin üstesin­den gelebilmek için iki pazarlama stratejisi sunuyor. Yatay işbirliği ve dikey işbirliği. Dikey işbirliği, arzın ya da dağıtım zincirinin taraflarının ve müşterilerin inovasyonla ilgili inanç yapısının, bir pazarlama stra­tejisinin geliştirilmesine dahil edilmesini gerektirir. Bu strateji önemlidir, çünkü dağıtımcıların kendisi de ürünü stoklarına almaya direnebilir. Eğer dağıtımcılar, tüketicilerin inovasyona direnmesi durumunda satışların yavaşlayacağı korkusuna kapı­lırsa, yine direnç gösterecekler. Dağıtımcılar, bizzat kendi dirençleri yüzünden ürünün yay­gınlaşmasını yavaşlattıkları gerçeğini kabul etmiyorlar.
Böylece, tüketicinin düşünce yapısının yanı sıra dağıtım zincirinde yer alan tüm ortakların dürtülerini bir araya getirmek, etkin bir dikey pazarlama kampanyası için gerekli. Dikey işbir­liği, sözleşmeye dayalı anlaşmalar da gerektirmez; arz ve dağıtım zincirinin üyeleri arasında uzun vadeli bir işbirliği de gerektirmez. Tüketici inovasyonu bir kez kabul ettiğinde, kanalda kurulan işbirliği, pazarlama kampanyasına olumsuz bir etki yapmaksızın sona erebilir.
Yatay işbirliği ya da ortaklaşa rekabet, inovasyonla ilgili olarak bir pazarlama stratejisine rakiplerin de dahil edilmesi­ni gerektirir. Bazı durumlarda yatay rekabet işbirliği, dirençli inovasyonları yaygınlaştırmak için bir pazarlama seçeneği ola­bilir. . Bizim araştırmamız bunun, rakip şirketlerin inovasyo­nun yaygınlaşmasından ortak şekilde faydalandıkları durum­da etkin olarak kullanılabileceğini öneriyor. Böyle koşullar oluştuğunda taraflar, ortakların işbirliği olmaksızın erişileme­yecek ortak bir amacı paylaşmalı.
Dirençli bir inovasyon için en iyi pazarlama stratejisi, şir­ketin sektörün durumuna bağlı olarak belirlediği genel ama­cına bağımlı. Genellikle inovasyonun amacı, şirketin farklılaşarak karlarını ve pazar payını azami kılması. Kuruluşun be­lirleyici motivasyonu, "en uygun olanın hayatta kalması". Böy­le durumlarda, dikey işbirliğine daya­lı pazarlama stratejileri, en etkin ha­liyle işler. Bununla birlikte, yatay işbirliğini kullanan bir işbirliği yaklaşımı bazen çok daha etkin. Aynı sektördeki şir­ketler, sıklıkla aynı sorunlarla karşı karşıya kalır ve böyle durumlarda sek­tör için tek bir amaç, ortak amaç hali­ne gelir.
Eğer şirketler işbirliği içinde bir­likte davranırsa, toplam müşteri taba­nını genişletebilir, böylece sektörün daha yüksek karlar elde etmesi sonu­cu ortaya çıkar. Böyle paylaşılan bir amacın varlığı, şirketlerin münferit rekabet amaçlarını sürdürmelerini engellemez; aynı sektördeki şirketler sektörün genel düzeyindeki amaca odaklanırken, kendi çıkarlarını izlemeyi sürdürebilirler.

Kaynak: Ekonomist Dergisi

Şirketler İnovasyonun Sürekliliği İçin Neler Yapmalı?

Yetenek, fikir aşamasından üretim aşamasına geçerken inovasyonu sürekli hale getiren etkenlerdendir. Bazen rekabetin de üstünde performans sergilersiniz. Sahip olduğunuz yeteneği uygulamaya döktüğünüzde zaten başarılı oluyorsunuz. Rekabette bunu kullanmak ve sürekli hale getirmek, şirketinizi bir adım öne taşıyor.
Müşteri İstekleri: Sürdürülebilir yenilikçilik birçok aşamayı içinde barındırıyor. ilk adım, müşterilerin isteklerini öğrenmek ve bilmek. Tüketicinin sesini çok iyi dinlemek gerekir. Bu şekilde pazarı da çok iyi tespit edebiliyorsunuz. Bir ülkede çok karlı olan bir ürün, başka bir pazarda kar getirmeyebilir. Bunun için yerel pazarları iyi tanımak gerekir.
Bilgi ve Teknolojiyi Kullanma: İkincisi, tüketici kitlelerini ve pazarları iyi tanımladıktan sonra, bu bilgiyi teknoloji ile bütünleştirmek ve ardından üretmek lazım. Bu döngü inovasyonun sürekliliğini sağlıyor.
Daha Fazla Yatırım: Süreklilik aynı zamanda çok fazla yatırım da gerektirir. Bu da üçüncü kriterdir.
Doğru İstihdam: Şirketlerin doğru kişileri istihdam etmesi şart. Ayrıca, doğru kişiler, müşterilerin taleplerini anlayacak kişilerdir. Yetenek, fikir aşamasından üretim aşamasına geçerken inovasyonu sürekli hale getiren etkenlerdendir. Bazen rekabetin de üstünde performans sergilersiniz. Sahip olduğunuz yeteneği uygulamaya döktüğünüzde zaten başarılı oluyorsunuz. Rekabette bunu kullanmak ve sürekli hale getirmek, şirketinizi bir adım öne taşıyor.
Şirket Kültürü: Son olarak inovasyonu sürekli hale getirmek için, şirketin böyle bir kültüre ve bunu uygulayacak yeterli yatırımlara sahip olması gerekir. Bu şekilde şirket performansı da artar.
Kaynak: Capital Dergisi’nin Strategy & Innovation ekinden alınmıştır
kobifinans

İnovasyon: Nedir, Ne Değildir?

İnovasyon Sözcüğü
İnovasyon, Latince bir sözcük olan "innovatus"tan türemiştir. "Toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması" anlamındadır. Webster, inovasyonu "yeni ve farklı bir sonuç" olarak tanımlar. Türkçe'de "yenilik", "yenileme" gibi sözcüklerle karşılanmaya çalışılsa da, anlamı tek bir sözcükle ifade edilemeyecek kadar geniştir. Diğer yandan "yenilik" ve "yenileme" "inovasyon" sözcüğü ile ifade edilemeye çalışılan kavramın dışında da çağrışımlara yolaçmaktadır. Bu nedenle, "inovasyon"un teknik bir sözcük olarak kabul edilip, tıpkı "teknoloji" sözcüğünde olduğu gibi dilimize oturtulmasında yarar var.
İnovasyonun Tanımı
Günümüzün hızla değişen rekabet ortamında ayakta kalabilmek için şirketlerimizin ürünlerini, hizmetlerini ve üretim yöntemlerini sürekli olarak değiştirmeleri ve yenilemeleri gerekmektedir. Bu değiştirme ve yenileme işlemi "inovasyon" olarak adlandırılır.
İnovasyon, yeni veya iyileştirilmiş ürün, hizmet veya üretim yöntemi geliştirmek ve bunu ticari gelir elde edecek hale getirmek için yürütülen tüm süreçleri kapsar. Yeni veya iyileştirilmiş ürün, hizmet veya üretim yöntemi geliştirme, yeni düşüncelerden doğar. İnovasyon sürekliliği olan bir faaliyettir. Bu nedenle, ortaya atılan, geliştirilerek işler hale getirilen ve sonuçta firmaya rekabet gücü kazandıracak şekilde pazarlanan bu fikirlerin ve sonuçlarının tekrar tekrar değerlendirilmesi ve yeni getiriler için yaygınlaştırılarak kulanılması gerekir. Bu sayede doğacak yeni fikirlerse yeni inovasyon faaliyetlerini doğurur.
İnovasyon, ya radikal fikirler sonucu daha önce denenmemiş ve geliştirilmiş ürün veya üretim yöntemlerinin ortaya çıkarıldığı büyük atılımlarla oluşur (radikal inovasyon), ya da adım adım yapılan, bir dizi geliştirme ve iyileştirme faaliyetini içeren çalışmalarının bir sonucu olarak ortaya çıkar (artımsal inovasyon).
Araştırma-geliştirme (Ar-Ge), inovasyon için gereken en önemli faaliyetlerden biridir. Ancak girişimsel inovasyon yoksa, diğer bir deyişle Ar-Ge'yi yapanların girişimcilik niteliği yoksa, değer yaratılamaz; Ar-Ge sonuçları inovasyona dönüştürülemez. Dolayısıyla, teknoloji-tabanlı firmalar dışında kalan tüm firmalarda yürütülen inovasyon çalışmaları sadece "teknolojik inovasyon"u değil, "organizasyonel inovasyon" ve "sunumsal inovasyon"u da kapsar. Kaldı ki, teknoloji tabanlı firmalarda her ne kadar ağırlık teknolojik inovasyona veriliyorsa da, organizasyonel ve sunumsal inovasyona yeterli kaynak ayrılmadan başarılı olunması beklenemez.
Teknolojik İnovasyon: Teknolojik inovasyon, teknolojik ürün ve süreç inovasyonunu kapsar. Burada ürün, hem fiziksel bir ürünü hem de hizmeti ifade etmektedir. Teknolojik olarak yeni bir ürünün veya sürecin geliştirilmesinin yanısıra, mevcut ürün ve süreçlerde önemli teknolojik değişikliklerin yapılması da bu kapsamda değerlendirilir. Ürünün pazara sunulması ve sürecin üretimde kullanılması ile inovasyon gerçekleştirilmiş olur. Teknolojik ürün inovasyonu, tüketiciye yeni veya iyileştirilmiş hizmetler sunmak amacıyla performans özellikleri artırılmış bir ürünün geliştirmesini/ticarileştirilmesini ifade eder. Teknolojik süreç inovasyonunda ise, yeni veya önemli ölçüde gelişmiş bir üretim ya da dağıtım yönteminin uygulanması söz konusudur.
Organizasyonel inovasyon: Yeni çalışma ve iş yapış yöntemlerinin geliştirilmesi ve/veya uyarlanarak kullanılması ile bir firmanın rekabet gücünün yükseltilmesini ifade eder.
Sunumsal inovasyon: Yeni tasarımların ve pazarlama yöntemlerinin geliştirilmesi ve/veya uyarlanarak kullanılması ile bir firmanın rekabet gücünün yükseltilmesidir.
İnovasyon icat değildir. İcatların sonuçlarından yararlanabilir ancak asıl önemli olan ekonomik getirisi olan, henüz yapılmamış, bilinmeyen birşeyleri yapmaktır. Bu nedenle de fikirler ve kavramlar önem kazanır. Elektrikli süpürge J. Murray Spengler tarafından icat edilmiş olsa da ticarileştirilmesini ve satışını W. H. Hoover adlı bir deri imalatçısı gerçekleştirdi. Bunun için de Spengler adı değil, Hoover adı dünya çapında bilindi ve yayıldı.
İnovasyonun büyüklüğü yaratacağı etkinin büyük olacağı anlamına gelmez. Mevcut ürünlerde, hizmetlerde ve süreçlerde tamamlanmayı bekleyen küçük parçalar, büyük inovasyonları doğurur. Sony'ye milyarlarca dolar kazandıran küçültülmüş kulaklıklı kasetçalar (Walkman) gibi. İnovasyon için fırsatları ararken bir firmanın "Şu anda mümkün olanı daha çok değer elde eder hale nasıl getirebiliriz?", "Ne tür bir adım atarsak ekonomik sonuçlarımızda olumlu yönde değişir?", "Tüm kaynaklarımızın kapasitesini ne tür bir değişiklik artırır?" sorularına yanıt araması gerekir. Başarılı bir inovasyon, farklı düşünmek ve farkı yapmakla gerçekleşir. Einstein'ın dediği gibi "Bugün yarattığımız dünyanın problemleri, bu problemleri yaratırken düşündüğümüz şekilde düşünürsek çözülemezler.
" Ayakta kalmak ve rekabet etmek için alıcıların ürünlerimizi tercih etmelerini sağlamalıyız. Tercih edilmek için ürünlerimize eklediğimiz özellikler inovasyondur. İnovasyon, bir şirketin daha yüksek kâr marjı kazanmasına neden olsa da bunun ne kadar süreceğini tahmin etmek imkansızdır. Günümüzde gelişen teknolojinin, değişen müşteri isteklerinin, bilgiye ve teknolojiye kolaylıkla erişen rakiplerin inovasyonu taklit etme becerilerinin hızlarını düşünürseniz, tek bir inovasyonla elde edilen rekabet avantajının ne kadar kısa sürebileceğini tahmin edebilirsiniz. Bu nedenle, sürekli olarak inovasyon yapmak gerekir.
Kaynak: http://www.focusinnovation.net/