İş Fırsatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İş Fırsatları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yeni İş Fırsatı ; Oto Yıkama Atık Suyu

31 Mart 2008 Pazartesi

İsveçli bir şirket, yıkama istasyonlarındaki atık suyu temizleyen yeni bir teknik geliştirdi. Bu yöntem mevcut uygulamalara kıyasla daha fazla miktarda yıkama suyu işleyebiliyor. Üstelik maliyeti çok düşük...
Küresel iklim değişiminin etkileri her geçen gün etkisini daha çok hissettiriyor. Değişim bu hızla giderse tüm dünyayı politik ve ekonomik olarak etkileyecek. Zaten birçok ülkede şimdiden susuzluk ve kuraklık sorunu kendini göstermeye başladı. Türkiye’de yazları her geçen yıl biraz daha kurak geçiyor...
Evet, Türkiye ciddi bir su sorunuyla karşı karşıya. Barajlardaki su seviyesi giderek daha da düşük seviyelerde oluşuyor. Su tasarrufu hiçbir dönemde olmadığı kadar önem kazandı. Yerel yönetimler sürekli su tasarrufu konusunda gayret gösterilmesini öneriyor. Aksi takdirde özellikle büyükşehirler de su kesintileri başlayacak.
Durum böyle olunca, şebeke suyuyla halı ya da araba yıkanması gibi gelenekler trajikomik bir görüntü oluşturmaya başladı. Halen ülkemizde binlerce araç yıkama istasyonu var. Şimdi bazı belediyeler, şebeke suyu kullanan araba yıkama istasyonlarının kapatılması yönünde hazırlıklara başladı.
Araba yıkama istasyonları ise kurtuluşu kuyu ya da depo yapmakta arıyor. Ancak bir seçenek daha var. İsveç’te faaliyet gösteren bir şirket, araba yıkama istasyonlarındaki atık suyu temizleyen yeni bir teknik geliştirdi. Söz konusu yöntem mevcut uygulamalara göre daha verimli.
Filtre Ömrü 2 Yıl

Arabaların yıkanması sırasında yıkama suyuyla birlikte ağır metal ve organik toksinler genelde en yakın su akıntısına karışıyor. Oysa sadece biyolojik maddeler kullanılarak atık suyun kirliliği önlenebiliyor. İşte bu yöntem söz konusu problemlere son veriyor.
Bir tank içerisine gerekli maddeler doldurularak araba yıkama istasyonlarında yer altına yerleştiriliyor. Örneğin, yılda 5·6 bin araç yıkayan bir istasyon için 10 metreküp bir hacim yeterli. Kirliliğe neden olan maddeler, bu tanktaki filtrenin üzerindeki kömür parçalarına ve geri dönüşümlü küle tutunuyor. Ardından da substratın içinde çözünüyor.
Aslında sistemin işleyişi son derece basit. Kendi kendine çalışıyor. Herhangi bir arıza durumunda kısa mesaj yoluyla acil durum ç.ağrısı yapıyor. Sistemin entegre edilmesi birkaç ·gün sürüyor ve mevcut yıkama işlemi bugünlerde çalışmaya devam edebiliyor. Sistemin bakımı yılda 2 kez yapılıyor. Piltreninse 2 yılda bir değiştirilmesi gerekiyor. Özetle arıtılan su çevre kirliliğine neden olmadan doğaya karışıyor. Ya da istenildiği takdirde tekrar kullanılabiliyor. İsveçli şirket, söz konusu sistem için Türkiye’de ortak yatırım arayışı içinde. Bir yandan da sistemi ülkemizde pazarlayacak distribütör aranıyor.
Kaynak: Para Dergisi / Ersan Çıplak
http://www.paradergi.com.tr/

Kara Kuvvetleri Personel Alacak

27 Mart 2008 Perşembe

Kara Kuvvetleri Komutanlığı muvazzaf ve sözleşmeli astsubay alımı yapacak. Son başvuru tarihi 8 Ağustos

Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na toplam 611 muvazzaf ve sözleşmeli astsubay alınacak.
Başvurular, 8 Ağustos'a kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın internet sitesinden yapılabilecek.
Komutanlık, piyade sınıfında 40 muvazzaf, 30 sözleşmeli, tank sınıfında 26 muvazzaf, 17 sözleşmeli, topçu sınıfında 20 muvazzaf, 14 sözleşmeli, hava savunma sınıfına 9 muvazzaf, istihkam sınıfına 10 muvazzaf, muhabere sınıfına 71 muvazzaf, ulaştırma sınıfına 14 muvazzaf, personel sınıfına 14 muvazzaf, 5 sözleşmeli (kadın), bakım 281 muvazzaf, ikmal sınıfına 46 muvazzaf, maliye sınıfına 4 muvazzaf, harita sınıfına 1 muvazzaf, bando sınıfında ise 1'i kadın ses sanatçısı 9 muvazzaf sözleşmeli toplam 611 personel alacak.

Başvurusu kabul edilen adaylara sınav merkezleri 15 Ağustos'ta internet aracılığıyla bildirilecek. Yazılı sınav, 23 Ağustos 2008 günü saat 15.00'te yapılacak. Yazılı sınav; Adana, Ankara, Balıkesir, Bolu, Çorlu, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Isparta, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Manisa, Malatya, Samsun, Sivas, Trabzon ve Girne'de (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) yapılacak.
Yazılı sınav sonuçları ile başarılı olan adayların ikinci aşama sınav tarihleri yine internet üzerinden 1-5 Eylül 2008 tarihlerinde duyurulacak. Ön Sağlık, Fiziki Kabiliyet ve Yeterlilik Testi (Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı'nda 6-31 Ekim tarihlerinde yapılacak. Mülakat seçmeleri ve hastane sevk belgelerinin verilmesi ise 7-31 Ekim'de gerçekleştirilecek.
Asil ve yedek adaylar, 3-7 Kasım 2008 tarihleri arasında duyurulurken, güvenlik soruşturması Kasım 2008-Nisan 2009 tarihlerinde yapılacak. Temel Askerlik ve Astsubaylık Anlayışı Kazandırma Eğitimi ise Nisan-Ağustos 2009 tarihleri arasında verilecek. Adaylar, 30 Ağustos 2009'da astsubaylığa naspedilecek (atanacak). Astsubaylar, sınıf okulu eğitimi, görev başı eğitimi ve ihtisas eğitimine Eylül 2009'dan itibaren alınacak.
Aranılan şartlar
Başvuracak adaylarda aranılan şartlar ise şöyle:

"Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, alınacak sınıf ve branşlara göre erkek ve/veya bayan olmak, taksirli suçlar hariç olmak üzere, affa veya zaman aşımına uğramış yahut para cezasına çevrilmiş veya ertelenmiş, hükümlülüklerine ilişkin kayıtları adli sicilden çıkartılmış olsa bile, herhangi bir suçtan hükümlü bulunmamak veya soruşturma altında olmamak, sivil okullardan herhangi bir sebeple çıkarılmamış olmak, her ne sebeple olursa olsun Türk Silahlı Kuvvetleri'nden veya askeri okullardan çıkarılmamış olmak (Askeri öğrencilikten kendi isteği ile ayrılanlar, askerliğini kısa dönem erbaş/er olarak yaparak terhis edilenler ile 1111 sayılı kanuna göre askerliğini erbaş/er olarak yaparak terhis edilenler hariç), yapılacak güvenlik soruşturmasında olumlu sonuç almak, tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, irticai, bölücü, ideolojik görüşleri benimsememiş, bu gibi faaliyetlerde bulunmamış olmak, herhangi bir bayanla/erkekle nikahsız yaşamamak, Adli Sicil Müdürlüğü, ilgili Cumhuriyet Savcılığı ve yerli kayıtlı olduğu askerlik şubelerinden temin edilecek belgelerde; müracaat başlangıç tarihi itibariyle bakaya veya yoklama kaçağı olarak aranmamak veya bu suçlardan soruşturma altında olmamak veya para cezasına çevrilse dahi bu suçlardan ceza almamak, daha önce çalıştığı kurum ve kuruluşlardan disiplinsizlik veya ahlaki nedenlerle çıkarılmamış olmak, 4 yıllık fakülte/yüksek okul mezunu adaylar için, hakkında 'Yedek Subay Olamaz' kararı bulunmamak, yapılacak sınavlarda başarılı olmak."
Dünya

Girişimcilikte Farklı Sektör ; Mezarcılık

18 Mart 2008 Salı

Mezarlıklarda ellerinde ibrikle görmeye alıştığımız çocukların yerini profesyoneller alıyor. Mezarlıklarda hizmet veren firmalar, hocalara dua okuttururken bakım çalışmalarını da raporlayarak e-mail'le müşteriye gönderiyor.

Cenaze sonrası hizmetler sektörü artık sınır tanımıyor. Türkiye'de çoğunlukla belediyelerin kontrolünde olan pazarda özel sektörün de devreye girmesiyle rekabet artarken, sunulan hizmetler de akıl almaz boyutlara ulaştı. Bayram günlerinde ellerinde ibrikle mezarlıkları sulayan çocukların yerini alan profesyoneller, mezartaşı bakımından sizin adınıza sevdiklerinizin mezarında dua okutturmaya internetten çelenk göndermeye;her hafta mezara bakım yapıp fotoğrafını e-maille göndermeye kadar, her türlü VIP hizmeti sunuyor.

Dubleks mezarlar ve "büyümeyen çim" gibi, her geçen gün farklı bir uygulamanın devreye girdiği sektörde, sadece mezar bakım fiyatları 100 YTL'den başlayıp 10 bin YTL'ye kadar çıkıyor. Kesin rakamlar olmamakla birlikte sektörde 10 yılda pazarın 3'e katlanacağını öngören yatırımcılar, rekabetin de birkaç yılda en üst noktaya ulaşacağını vurguluyor.

Mezar bakım hizmetleri, dua okutma, mezar ziyaretleri gibi cenaze sonrasıyla ilgili çeşitli hizmetler veren Bursalı Saygı Hizmetleri şirketinin sahibi Rıfat Sezgin, mezar peyzajı yapan Dilber Peyzaj'ın sahibi Ali Tarakçı ve Ali Dilber, yer sıkıntısına "dubleks mezar" formülüyle çözüm bulan Uçar Mermercilik'in kurucusu Erkan Ocak, internetten sipariş alıp cenazelere çelenk gönderen Yeşil Barış Çiçekçilik'in sahibi Emine Karadağ, cenazesi olan ailelerin ihtiyaçlarını iş fırsatına çeviren girişimcilerden sadece birkaçı. Yatırımcılar "Cenaze sonrası hizmetler Türkiye'de bugüne kadar potansiyeli gizli kalmış bir sektördü. Bunu açığa çıkaracağız" diyor.



ABD'den müşteri geliyor



Türkiye'de olmayan bir iş yapmak üzere yola çıkan ziraat mühendisleri Ali Tarakçı ve Ali Dilber, 2004'te kurdukları Dilber Peyzaj ile yakınlarının kabriyle ilgilenemeyenlerin yükünü hafifletmek istediklerini söylüyor. Mezarlıklarda ellerinde ibrikle gezen çocukların kendilerine ilham verdiğini anlatan Ali Dilber, "Yurtdışında yıllardır yapılan bu işin Türkiye'de amatörce gerçekleştirildiğini ve insanların gerçek anlamda hizmet alamadığını gördük" diyor. Dilber, İstanbul'daki Edirnekapı, Karacaahmet, Eyüp ve Zincirlikuyu mezarlıklarında aktif olarak çalıştıklarını belirterek, 9 kişilik ekipleriyle 1500'ün üzerinde müşteriye temizlik, mezarüstü çiçeklendirme, çimlendirme ve budama gibi işleri yaptıklarını kaydediyor. İsteğe göre her hafta bakımını yaptıkları mezarın dijital fotoğrafını e-mail ile müşteriye gönderdiklerini anlatan Dilber, yurtdışından da büyük talep geldiğini vurguluyor. Dilber, "ABD dahil birçok ülkeden müşterimiz var. Bu iş artık bir sektör haline geldi. Geçen yıl 200 bin YTL olan ciromuzu, bu yıl ikiye katlamayı hedefliyoruz" diyor.



Sabancı'ya kabristan yaptı



Uçar Mermer'in yöneticisi Erkan Ocak da yer sıkıntısı nedeniyle geliştirilen ve "dubleks mezar" olarak da adlandırılan çift katlı mezarlara büyük bir talep olduğunu vurguluyor."Son dönemde doluluk oranlarında patlama yaşanıyor. Mezarları 2 katlı lahit şeklinde yapıyoruz. Alt katla üst kat arasında bir kapak oluyor" diyen Ocak, tek kat mezarların fiyatının 700 YTL'den, dubleks mezarların ise bin 500 YTL'den başladığını anlatıyor. Ocak, sağlıklı bir mezar yapımının 800 YTL'den başlayıp 10 bin YTL'ye kadar çıktığını kaydediyor. Sabancı Ailesi kabristanının yapımını da üstlendiklerini belirten Ocak, şöyle konuşuyor: "Sabancı Ailesi özellikle çok sade bir kabristan istedi. 2000'de aileye 47 kişilik bir kabristan yaptık. 6 kişilik ekiple günde ortalama 15 adet mezar bitirdik."Cenaze sonrası hizmetler sektöründe interneti çok iyi kullanmanın büyük avantaj sağladığını kaydeden Ocak, sanal ortamdan her türlü hizmeti verebilmek için çok kapsamlı bir internet sitesi kurduklarını söylüyor.



Hedefi 3 milyon mezar



Dedesinin mezarının bakımını üstlenecek bir profesyonel bulamaması nedeniyle 2007'de Bursa'nın ilk mezar sonrası hizmetler şirketi olan Saygı Hizmetleri kuran Rıfat Sezgin ise, "Bu işi duygu sömürüsü yapanların elinden kurtarmak ve profesyonel zemine oturmakta kararlıyım. Yaptığım maliyet analizine göre Marmara Bölgesi'nde olan 5 milyon mezarın 3 milyonu benim hedef kitlem. Bu nedenle de hizmetlerim Marmara ile sınırlı kalmayacak" diyor. Maliyet analizlerinde bir bahçıvanın ayda en az 350 mezara bakım yapması gerektiğini fark eden Sezgin, "Havalar ısındıkça botanik kısmı ile uğraşmak daha da zorlaşıyor ve bu sayı 150'ye kadar düşüyordu. Ot, biraz su ve güneş görünce coşuyor. Araştırdım ve sonunda ABD'den sadece 5 cm büyüyen bir çim getirttim.

Mezar başında profesyonel hocalara dua okutturmaktan, engelli vatandaşların mezar ziyareti yapmaları için özel servis hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede servis veriyoruz. Müşterilerin ofis tarzında ağırlanabilecekleri, gerekirse rehabilitasyon desteği de verebileceğimiz bir merkez kurmak için mekan arıyoruz. 7 gün 24 saat hizmet verecek olan 'Alo cenazem var, ne yapmalıyım?' hattı kuracağız" diyor.



Vakıflar gelirimizden ellini çeksin



Cenazelere çelenk servisi de son yılların artan trendlerinden biri. İnternetten düğün ve cenazelere çelenk servisi veren YeşilBarış Çiçekçilik'in sahibi Emine Karadağ, büyük vakıfların çiçekçilerin gelirlerine göz dikmesinin sektörde büyük bir sıkıntı yarattığını söylüyor. Karadağ, "Çiçek göndermek, büyük bir gelişmişlik göstergesidir. 'Lütfen çiçek göndermeyin, bunun yerine vakıflara bağış yapın' ibaresi çok yanlış. Vakıflara yönlendirilerek bizim gelirimize göz dikiliyor" diyor. Öte yandan çelenk fiyatları 100 YTL ile 250 YTL arasında değişiyor.

Mezarlıkların yüzde 90'ı dolu

İstanbul'da halen 320 adet mezarlık bulunuyor. Bu mezarlıklar toplam 8 milyon metrekare alanı kaplıyor. Mezarlıkların 255'i Müslüman, 65'i gayrimüslim mezarlığı. Mezarlıkların çoğu dolu veya yüzde 90 doluluk oranına yaklaşmış durumda. Kentin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde mevcut mezarlıkların genişletilmesi çalışmalarının yanı sıra Avrupa yakasında 1 milyon 548 bin metrekare, Anadolu yakasında ise 861 bin metrekare yeni mezarlık alanları oluşturulması için çalışmalar yapılıyor.

Mezar bakım hizmeti ücretleri (YTL)

Hoca fiyatı 20-500

Yıllık bakım 100-600

Bitki bakımı 50-150

Mezar yapımı 700-10,000

Dubleks mezar 1,500

Mezarlıklardaki genel hizmetler (YTL)

Edirnekapı 100

Zincirlukuyu 150

Topkapı 100

Karacahmanet 200

Edirnekapı 100

İstanbul dışı 500

Zincirlikuyu'da yatmanın bedeli 9 bin YTL

*Zincirlikuyu, Karacaahmet ve Çengelköy'de gömülme anında 2500, yanındaki boş mezar yeri için 6 bin YTL isteniyor. Aile mezarlığı için yer alınıyorsa, mezar başı fiyat 9 bin YTL'yi buluyor.

* Aşiyan, Yeniköy, Ortaköy, Ihlamurkuyu, Eyüp, Kazlıçeşme mezarlıklarında gömülme anında bin, yanındaki boş mezar yeri için 2500 YTL isteniyor.

* 500 Evler, Topkapı'daki mezarlıklarda cenazenin gömülme anında 300, yanındaki boş mezar için 2 bin 400 YTL isteniyor.

* Diğer mezarlıklarda defin anında 100, yanındaki boş mezar yeri için bin 250 YTL isteniyor

Referans

30 bin kişiye iş imkanı

17 Mart 2008 Pazartesi


Hükümet terörle mücadeleden sonra GAP için büyük bir eylem paketi hazırlıyor. Bu eylem planı çerçevesinde, mayınlı araziler temizletilip tarıma açılacak.

PARA Dergisi'nin haberine göre, 6 ili kapsayan 877 kilometrelik Suriye sınırı boyunca mayınlar temizlenecek ve yaklaşık 50 yıldır gübre görmemiş verimli topraklar organik tarıma açılacak.
Uzmanların "2 Kıbrıs adası büyüklüğünde toprak kullanıma açılacak" dediği bölgede mayın temizlemeden tarıma,veterinerden doktoruna ve yeni inşaat işlerine kadar birçok alanda nitelikli ve niteliksiz yaklaşık 30 bin kişiye istihdam sağlanabileceği belirtiliyor.
İşsiz bölge halkına verilecek mesleki eğitimlerle yepyeni bir gelecek kurulacak. 32 yabancı 34 yerli şirket şimdiden bölgede incelemeler yapıyor. Şirketler ortaklık için birbirini yokluyor.
Türkiye, 2003 yılında "tüm kara mayınlarının imhasını" öngören Birleşmiş Milletler'in Ottowa Anlaşması'nı kabul etti. Buna göre, 2014 yılına kadar ülkede bulunan bütün mayınların temizlenmesi gerekiyor.

8 İHALE YAPILACAK

Maliye Bakanlığı; Şırnak, Şanlıurfa,Mardin, Gaziantep, Hatay ve Kilis illerinin sınır hattındaki mayınların temizlenip, arazinin tarıma açılması için yeni bir düzenleme yaparak Bakanlar Kurulu'nda imzaya açtı.
Yasa tasarısına göre mayınlı alanlar "temizle-işlet" ihalesiyle özel sektöre devredilecek. İhale, 5 yılı temizleme, 44 yılı da işletme olmak üzere 49 yılı kapsayacak. En az işletme süresini teklif eden firma ihaleyi kazanacak.

İSTİHDAM OLANAKLARI

Mayınlı arazilerin temizlenmesi bölgenin kaderini değiştirecek. İşsiz nüfusun umudu olacak. İhaleyi kazanan şirketler, BM şartları gereği eğitim merkezleri açacak. Burada hem halk bilinçlendirilecek hem de yerli uzman yetiştirilecek.
Öyle ki mayın doktorundan özel teçhizatlı ambulanslara, köpekler için veterinerden barınaklara, kuru temizlemeden hastanelere birçok alanda iş imkanı ortaya çıkacak.

* Haberin tamamına Para dergisinden ulaşabilirsiniz.
kaynak:sabah

ŞİRKET İŞÇİ ALIMLARI; 50 Şirket 35 bin kişiyi işe alacak

27 Şubat 2008 Çarşamba

İşsizlik en büyük sorun olarak karşımıza çıkarken, işveren de nitelikli eleman bulamamaktan şikayetçi. Kendi insan kaynağını yetiştirmek konusunda sürekli girişimlerde bulunan özel sektörde 50 şirket önümüzdeki süreçte 35 bin kişiye istihdam sağlayacak. Ekonomist Dergisi'nin haberine göre finanstan gıdaya, perakendeden bilgisayara kadar sadece pek çok alanda eleman açağı var. Bardağın dolu kısmında bankacılıktan sağlığa, perakendeden bilişime kadar ekonominin en önemli sektörleri yaşanan bazı olumsuzluklara karşın yatırımlarını sürdürüyor. Geçen yıl istihdam yaratma açısından en hareketli olan bankacılık, perakende, sağlık ve enerji sektörlerinin bu yıl da alımlarına devam etmeleri bekleniyor. İK danışmanları bu dört sektörün yanında, bilişim teknolojileri (BT) ve turizm sektörünün de önümüzdeki dönemde istihdamını en çok artıracak sektörler arasına gireceğini düşünüyor. İşte 35 bin elemanı işe alacak 50 şirketin listesi...

İSTİHDAM AÇIĞI OLAN SEKTÖRLER
FİNANS
Finans sektöründe özellikle bankaların şube sayılarında artışa gitmeleri, bu alanda yetişmiş personel ihtiyacını arttırdı. Türkiye Bankalar Birliği’nin rakamlarına göre 2007 yılında 158 bin 559 kişiye istihdam sağlayan bankalarda özellikle 1.5-3 yıl arasında deneyimli bankacı bulmakta güçlük çekiliyor. Bankalar, direkt satış ekiplerine eleman bulmakta da zorlanıyor. Bunun dışında, Anadolu’daki şubeleşme çalışmaları esnasında, büyük şehirlere göç veren yerlerde eleman bulmakta sıkıntı yaşanıyor. Birçok banka yıl boyunca sınav ve mülakat yöntemiyle yeni mezun alıyor. Onları pozisyona göre eğitimden geçirip, şube ve genel müdürlük birimlerinde göreve başlatıyor.
TURİZM
Turizm, istihdam ve eleman sirkülasyonu konusunda en önde gelen sektörlerden biri. 15 milyon kişinin çalıştığı ve her yıl onlarca tesisin açıldığı sektörde, atamaların da hızlandığı ve terfilerin 3 yıldan 1.5 yıla inmesi, alt pozisyonlarda sürekli eleman ihtiyacını doğruyor.
Temposu yüksek bir sektör olan turizmde nitelikli ve güler yüzlü personel, şirketlerin rakiplerine üstünlük sağlamalarında en önemli enstrüman. Tüm bu özellikler nedeniyle sektörde satıştan, hizmet verecek personele kadar yetişmiş eleman bulmak hiç kolay değil. Turizm meslek liselerinden mezun olanların sayısı, sektörün talebini karşılamaya yetmiyor. Yüksek öğretimden mezun olanlar ise sektörün ihtiyaç duyduğu daha alt kademedeki pozisyonlarda çalışmak istemiyor. İşte bu nedenle ortaya çıkan personel sıkıntısını aşmak için birçok büyük turizm kuruluşu, eğitim almamış ya da eğitime ihtiyacı olanları bünyesinde eğiterek iş imkanı sağlıyor.

PERAKENDE
Perakende son yıllarda en hızlı büyüyen sektörlerin başında geliyor. Yabancı sermayenin yoğun bir şekilde ağırlığını hissettirdiği sektörde alışveriş merkezi sayısı da gün geçtikçe artıyor. Bu da doğal olarak istihdam artışını da beraberinde getiriyor. 2.5 milyonu aşkın kişinin istihdam edildiği sektörde, ne yazık ki büyüme hızıyla, insan kaynağının gelişimi paralel yürümüyor. Yetişmiş eleman sıkıntısı, özellikle mağaza yönetim kadrolarında yaşanıyor.

Sektörde uluslararası perakende standartlarını yakalayabilen, yurt içi ve yurt dışı trend takibini ve rakip analizini yapabilen; hem satışı, hem müşteri ilişkileri yönetimini, hem de analitik beceri gerektiren raporlama boyutunu aynı seviyede gerçekleştirebilecek profil arayışlarında sıkıntı yaşanıyor. Teknoloji marketlerde özellikle ürünlere ve teknolojideki gelişmeye hakim satış uzmanlarına, yapı marketlerde ise iç dekorasyon ve görsel sunum departmanlarındaki elemanlara ihtiyaç duyuluyor.

Organize perakendeciler ise gayrimenkul satın alma, alan araştırma, kayıp önleme ve güvenlik gibi spesifik pozisyonlarda eleman sıkıntısı yaşıyor. Gıda marketlerinden ise taze gıda, et balık, unlu mamuller ve hazır yemek konularında çalışacak, kasap, usta, aşçı ve eleman açığı bulunuyor. Tekstil, teknoloji, yiyecek-içecek, organize perakende gibi alanları da içine alan bu sektörde özellikle sirkülasyonun en yoğun olduğu mağazacılık ve satış danışmanlığı talebini karşılamak üzere özel kurslar ve sertifika programları oluşmaya başladı.

ÖZEL SAĞLIK

Özel hastane yatırımlarının birçoğu 2008 yılı içinde hayata geçecek. Sağlık personeli alımlarının artacağı bu yıl başta hemşire olmak üzere eleman bulma konusunda sıkıntı yaşanıyor. 100 binden fazla sağlık personelinin istihdam edildiği özel sağlık sektöründe yaşanacak ara eleman sıkıntısını aşmak için sektörün önde gelen şirketleri farklı uygulamalar gerçekleştiriyor.

Memorial Sağlık Gurubu özellikle lise dönemlerinden itibaren öğrencilere yardımcı sağlık personeli kadroları hakkında bilgilendirme seminerleri vermeyi planlıyor. Memorial, ayrıca kalp ameliyatlarında ameliyathane personeli perfüzyonistleri yetiştirmek için Perfüzyonistler Derneği ile kurslar açmış.
Eleman sıkıntısını aşmak için kendi üniversitelerini kurma yoluna gidenler de var. Alman Hastanesi, Acıbadem Hastanesi gibi birçok hastane, bu yönde adım atmış durumda. Alman Hastanesi İstanbul Rönesans Üniversitesi adıyla Çamlıca Alman Hastanesi’nin avlusunda bir üniversiteyi hayata geçirmeyi planlıyor. Acıbadem Grubu’nun bu amaçla açtığı Acıbadem Üniversitesi ise bu yıl eğitim ve öğretim çalışmalarına başlayacak. Sektör, hemşire sıkıntısı yaşarken Amerikan Hastanesi ise Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu’ndan her yıl 20 civarındaki lisanslı mezun hemşireyi bünyesine katıyor.

ENERJİ

Enerji alanında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ciddi bir yapısal değişim söz konusu. Petrol rezervlerinin azalması, alternatif enerji kaynakları konusunda yeni gelişmelere neden oluyor. Bu nedenle de Koç’tan Sabancı’ya, Doğuş’tan Eczacıbaşı ve Zorlu Holding’e kadar birçok büyük ölçekli holding ve şirket, öncelikli yatırım alanı olarak enerji sektörünü gösteriyor.

Buna yönelik olarak yurt içinde farklı lokasyonlardaki işletmeleri ve yurt dışındaki projelerini kapsayan oryantasyon programları ve özel teknik eğitimlerle ihtiyaç duyulan bölümler için nitelikli insan gücü yetiştiren Zorlu Enerji, performans değerlendirmesi sistemine dayalı bir kariyer planlamasıyla uzun vadeli bir eğitim veriyor. Sektöre kalifiye eleman kazandıracak kalıcı projeler üzerinde çalışan Enerjisa ise Sabancı Üniversitesi’nin bilgi birikiminden faydalanıp, ortak projeler üzerinde çalışıyor

OTOMOTİV

40 bine yakın kişinin istihdam edildiği otomotiv sektöründe şirketler, hem ara eleman hem de mühendislik pozisyonlarında çalışan bulmakta zorluk çekiyor. Örneğin; 2007 yılında bünyesine 3 bin kişi katan Tofaş Unigrafics, Catia bilen ve İngilizce seviyeleri iyi olan tasarım mühendisleri ile otomotiv tecrübesi olan üretim teknolojileri alanında çalışacak makine mühendisleri bulmakta sıkıntı yaşıyor.

KUYUM

Türkiye kuyumculuk sektörü, yıllık 400 tonu bulan altın işleme kapasitesine sahip bir sektör. Modern teknoloji kullanan ve 200–bin 500 arasında çalışanı bulunan, 50 kadar büyük şirket var. Sektör bugün, 250 bin kişiye iş imkanı sunuyor. Ancak sektörün nitelikli eleman ihtiyacı, her geçen gün daha da artıyor. Kuyumculuk ve el sanatlarına kalifiye eleman yetiştiren Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu'nun Takı Bölümü örencileri, daha mezun olmadan sektör tarafından kapışılıyor.

Bazı meslek liselerinin kuyumculuk ve gemoloji bölümleri de sektörün bu ihtiyacına yanıt vermeye çalışsa da sektörün önde gelen şirketleri, kendi elemanlarını kendi yetiştirme yolunu tercih ediyor.

Temel sektörlerde en çok ihtiyaç duyulan departman ve pozisyonlar

Perakende: Mağaza yöneticisi, satış uzmanı, müşteri ilişkileri yöneticisi, insan kaynakları uzmanı, satın alma uzmanı, görsel sunum sorumlusu, kategori sorumlusu, muhasebe sorumlusu, kurumsal iletişim sorumlusu.
Bilişim: Güvenlik uzmanı, software mimarı, uygulama katmanı yöneticisi, back up sistem yöneticisi, kiosk üretim tesisi sorumlusu, network mühendisi, sistem mühendisi, sistem destek mühendisi, yazılım mühendisi, uygulama geliştirme mühendisi, ERP consultant, ERP proje yöneticisi, yazılım süreçleri yöneticisi, MIS yöneticisi, business intelligence uzmanı, e-business uzmanı, e-commerce uzmanı, CRM uzmanı, ön satış danışmanı, satış sonrası danışmanı, çözüm uzmanı, data analisti, sistem analisti.
Gayrimenkul-İnşaat: Gayrimenkul değerleme uzmanı, mortgage uzmanı, satış müdürü, proje müdürü, planlama mühendisi, design&proje müdürü, satın alma bütçe planlama müdürü, şantiye şefi, makine mühendisi, elektrik mühendisi, harita ve topoğraf mühendisi, GMYO pozisyonları (Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı), alışveriş merkezi yöneticisi, retail specialist.

Finans: Tüm bankacılık pozisyonları ve mortgage uzmanı, fon yöneticisi. Sağlık: Hastanesi yöneticisi, mali işler yöneticisi, müşteri hizmetleri müdürü, müşteri kabul elemanı, destek personeli.
Lojistik: Hava, deniz, kara kargo operasyon yöneticisi, satış pozisyonları, depo ve antrepo yöneticisi.
Kuyum: Tasarımcı, üretim takip sorumlusu, mağaza personeli.
Turizm: Otel ve tesis yöneticisi, F&B yöneticisi, ingoing-outgoing rehberlik.
İlaç: Birim yöneticisi, ürün müdürü, sağlık müdürü, sağlık uzmanı, Ar-Ge uzmanı, kalite uzmanı
Otomotiv: Satış mühendisi, kalite güvence mühendisi, üretim-üretim planlama ve method mühendisi, satınalma mühendisi dış ticaret uzmanı.
Tekstil: Dizayner, tekstil mühendisi, üretim sevkiyat sorumlusu, planlama mühendisi, merchandiser.
Fatoş Bozkuş / Özlem Bay Yılmaz / EKONOMİST
Milliyet

Finansbank; Personel Alımına Devam

26 Şubat 2008 Salı

Son 3 yılda şubeleşme atağı ile birlikte yaklaşık 8 bin kişiyi işe alan Finansbank, 2008 yılında da bin personel almayı planlıyor. Ortalama yılda 2 bin 500 yeni eleman aldıklarını belirten Finansbank Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayburtluoğlu, eleman alımında aradıkları kriterlerin bulunduğu departmana göre değiştiğini belirterek, “Mezun olduğu okuldan ziyade kişisel özelliklerine bakıyoruz. Pazarlama tarafına, ön ofise adam alacaksak, insan ilişkisi kuvvetli, ağzı laf yapan, konuşurken yüzü kızarmayan adam olması lazım. Hani iyi anlamda ‘yırtık’ olması lazım” dedi.
2004 Temmuz ayında Finansbank Hollanda’dan Finansbank Türkiye’ye İnsan Kaynakları’ndan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak geçen Murat Bayburtluoğlu, AKŞAM’a yaptığı açıklamada, Finansbank’ın istihdam politikasını anlattı.
“Türkiye’ye geldiğim zaman Finansbank 165 şube, 4 bin personele sahipti” diyen Bayburtluoğlu, 2007 sonu itibarıyla şube sayısının 411, personel sayısının ise 9 bin 500’e ulaştığını söyledi. Bayburtluoğlu, 2008 yıl sonu hedeflerinin ise 475 şubeye ulaşmak olduğunu aktardı.
“BAŞKA BANKADAN ADAM ÇALMAYIZ”
Bankacılık sektöründe şubeleşme atağına paralel eleman alımının da hızlandığına işaret eden Murat Bayburtluoğlu, istihdam politikalarını şöyle özetledi: “Sektörde hızlı bir şekilde hareket başladı. İçeride herkes birbirinden adam çalıyor. Biz Finansbank olarak bu yarışın içine pek girmemeye çalışıyoruz. Maliyetleri kontrol altında tutmak için sıfır kilometre adam alıp yetiştirmek bana daha ekonomik geliyor. Bizim stratejimiz içeriye yeni mezunları almak. Bankacılığı biz öğretmek istiyoruz. Başka bankalardan eleman transfer etmek bize çok cazip gelmiyor. Zorunlu olmadıkça öyle bir şey yapmamayı tercih ediyoruz. Bizim tercihimiz içerideki insanları yükseltmek, terfi ettirmek.”

--------------------------------------------------------------------------------
Şoförümüz bile kart satıyor
Finansbank bünyesindeki “cin fikir” sitesi aracılığıyla çalışanların yaratıcı fikirlerini hayata geçirdiklerini anlatan Bayburtluoğlu, “Aklınıza gelen cin fikir varsa öneri olarak bu siteye koyabiliyorsunuz. O kişiyi hemen ödüllendiriyoruz. Bir işi en iyi bilen adam o işi yapan adamdır. Ben, çalışanlarıma, ‘Hayata geçirdiğin şeyi, benimle paylaş. Seni de ondan nemalandırayım’ diyorum. Çok güzel öneriler geliyor. Şu an şoför olup bankacılık ürünü pazarlayan arkadaşlarım var. Bir genel müdür yardımcısının şoforüydü, şimdi canavar gibi satış yapıyor. Elinde çanta kredi kartı pazarlıyor” diye konuştu.

--------------------------------------------------------------------------------
Çalışanlara yüzde 3-40 zam
Fİnansbank Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayburtluoğlu, bankacılık sektöründe ücret seviyelerinin iki üç sene öncesine göre çok yükseldiğini ancak bu yükselmeyi çok yapay bulduğunu belirttti. Murat Bayburtluoğlu, bu yıl Finansbank’da çalışanlara departmanına göre değişmekle birlikte yüzde 3 ile yüzde 40 arasında zam yapıldığını aktardı. Bayburtluoğlu, ayrıca çalışanın verimliliğine göre maaşın yanısıra prim de verildiğini ekledi.
--------------------------------------------------------------------------------
Yalnızlıktan sıkılan şubelere saldırıyor!
Fİnansbank Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayburtluoğlu, bankaların yeniden strateji değişikliğine giderek şubeleşmeye ağırlık verilmesini, “Banka müşterileri mekanik şeylerden çok fazla hoşlanmıyor, insan temasını tercih ediyor”şeklinde yorumlayarak şöyle devam etti: “Bir şirkete kredi veriyorsam onun her şeyini biliyor olmam lazım. O şirketin olduğu yerde şubem yoksa bunu uzaktan kumanda ile yapamam. Uzaktan nabız tutmak çok kolay değil. Ayrıca şubeler, bireyler açısından bir sosyalleşme ortamı. İnsanlar yalnızlaştıkça sosyalleşme ihtiyacı artıyor. Sosyalleşme ihtiyacı arttıkça ne bulurlarsa saldırıyorlar. Banka şubeleri de bunlardan bir tanesi.

Ayfer ARSLAN

LCD yatırımı için Vestel, Arçelik ve Şişecam’la görüştük

22 Ocak 2008 Salı

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, otomotiv, LCD camı üretimi gibi stratejik sektörleri destekleyeceklerini açıkladı.
Vestel, Arçelik, Şişecam’la görüştüğünü belirten Unakıtan, bu şirketlerin 2-3 milyar dolarlık yatırım için prensipte anlaştığını söyledi. Unakıtan, Ar-Ge yardımlarıyla desteklemeyi planladıkları sektörlerden birinin de otomotiv olduğunu belirtti.

MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, yerli ara malı üretimini desteklemek amacıyla hazırlanan paketi bu yılın ilk yarısında hayata geçirmeyi hedeflediklerini açıkladı. Kurdukları ayrı bir ekiple yeni teknolojiler üzerine çalıştıklarını belirten Unakıtan, bu kapsamda televizyon, otomotiv gibi sektörlere yönelik teşviklerin gündemde olduğunu belirtti. Gündemdeki konularla ilgili olarak Referans Gazetesi ile bir söyleşi yapan Unakıtan, yeni teknolojiler konusunda bazı sektörlerin destekleneceğini söylerken, Vestel, Arçelik ve Şişecam’la LCD camı üretimi için görüşüldüğünü duyurdu. Bu şirketlerin iki-üç milyar dolarlık ortak bir proje için çalışmalara başladıklarını kaydeden Unakıtan, kritik ithal malları yerli üretime çevirmek için Ar-Ge teşviklerini kullanacaklarını kaydetti.

LCD’YE GEÇMEK LAZIM: Meclis’te bulunan Ar-Ge yasa tasarısının stratejik sektörlerin desteklenmesinin ilk adımı olduğunu söyleyen Kemal Unatıkan, şöyle konuştu: "Bazı sektörlerimiz var ki teknolojide geri kalırsa yarıştan düşüyorlar. Televizyon sektöründe tüplü vardı, ondan sonra plazmaya geçildi. Şimdi de LCD var. Türkiye’nin de LCD’ye geçmesi lazım. Türkiye LCD üretiyor mu? Üretiyor. Üretiyor ama camını dışardan alıyor. LCD’nin bütün özelliği o camı. O camı aldığınız zaman arasında, her şey orada oluyor yeniden bir şey bağlanmıyor. Bu da teknoloji gerektiriyor. Avrupa’da, Uzakdoğu’da büyük fabrikalar var. Yatırımları yapıldı, biz de onlardan alıyoruz. Mesela ben diyorum ki Türkiye’nin televizyon sektörünün bu camı burada imal etmesi lazım. Bu camı burada imal etmesi için ne lazım?"

PRENSİPTE TAMAM: Bunun için "baş oyuncular" dediği Arçelik, Vestel ve Şişecam ile görüştüğünü, onları yerlerinde ziyaret ettiğini aktaran Unakıtan, şu bilgileri verdi: "Onlar da hazırlar. Zaten heyecanlanlılar. Artık bunları Türkiye’ye kazandırmak lazım. Adam sana ne kadar cam verirse o kadar üretebiliyorsun. Ayrıca sadece televizyon değil, monitörler de aynı camdan üretiliyor, dizüstü bilgisayar LCD. Bugün dünyada almış götürüyor. Ortak yatırımcı bulsunlar yanlarına ki, o da var. Şimdi böyle bir çalışma başladı. Ar-Ge teşviklerini kullanacağız. Vergi mesela. Vestel, Arçelik, Paşabahçe Cam da baş oyuncu. Ortak bir şey kurmak için niyetleri var. Vestel, Arçelik ’olabilir’ dedi. Ön prensipleri tamam gibi, iki-üç milyar dolarlık bir yatırım. Türkiye teknoloji elini yakaladığı zaman o cam bize ancak yetecek, ihracat var çünkü. Bazı şirketler, LCD şirketleri, Hyundai falan Polonya’ya gittiler ama hiçbirisi memnun değil. İlerde bazılarının Türkiye’ye dönmesi bile mümkün."

OTOMOTİV SIRADA: Unakıtan stratejik sektör olarak Ar-Ge yardımlarıyla desteklemeyi planladıkları sektörlerden birinin de otomotiv olduğunu söylerken, "Mesela otomotiv sektörüne diyeceğiz ki ’Motoru burada üret. Aktarma organlarını burada üret.’ O da diyecek ki ’Ben de sizden bunu istiyorum.’ Biz de oturup çalışacağız. Görüşmelerimiz de başladı" dedi. Otomotivin de Ar-Ge’den en fazla yararlanacak sektörlerden biri olduğuğunu belirten Unakıtan, "Türkiye bir şeyi yapmak zorunda. Bütün sektörlerin başımızın üstünde yeri var ama Türkiye artık katma değeri yüksek ürünlere geçmek zorunda. Türkiye teknoloji üretmek zorunda" diye konuştu.

Arıkan’a Mısır gezisinde söyledi

MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Mısır gezisine katılan 173 işadamı ve profesyonel yönetici arasında bulunan Şişecam Genel Müdürü Doğan Arıkan’la Kahire’de karşılaşınca, "Ahmet Zorlu (Zorlu ve Vestel’in patronu) ve Aka Gündüz Özdemir’le (Arçelik Genel Müdürü) görüştüm. LCD ekran camı üretimi için birlikte ne yapılabilir onu konuştuk. Bu projede sizin de yer almanız lazım" dedi. Arıkan, Unakıtan’a, "Elbette incelemeye alırız" yanıtı verdi.

Tasarı geçince Ar-Ge ucuzlayacak

TBMM’de görüşülen Ar-Ge tasarısı yasalaştığında neler olacağına ilişkin beklentilerini Kemal Unakıtan, şöyle anlattı: "Artık Ar-Ge işi çok ucuzluyor. Dolayısıyla örneğin ilaç sektörü dışarıda 80 milyar dolar harcıyor. Birtakım Ar-Ge’lerini buraya getirecekler. Onları bekliyorum. Üniversite içine de gerek yok. Fabrikasını getirmiş kurmuş, teçhizatı var, ortamı var. Vestel’e gidin, ben gittim. Manisa’da öyle odalar var ki oda sıcaklığını ayarlayamazsan, odanın içindeki virüsü ayarlayamazsan onu çalıştıramıyorsun. Ona nasıl ’illa teknoparka git’ diyeceksin, mümkün değil. Kanun bunu getiriyor."

Türkiye’ye Uygun 55 Orjinal İş Fırsatı!!

12 Aralık 2007 Çarşamba

Türkiye’ye Uygun 55 Orjinal İş Fırsatı

Yüzde 100 geri dönüşümlü pet şişe üretmek ister misiniz? Peki asit oranı düşük şarap üretebileceğiniz cihaza ne dersiniz? Sadece 1 dakikada 7 ağaçtaki meyvelerin tamamını toplayabilen bir hasat makineniz olsa ne güzel olurdu değil mi? İkinci kez kullanılmayı kesinlikle engelleyen bir enjektör üretip pazarda fark yaratmak istemez misiniz? Ya 3 boyutlu kumaşlarla tekstil sektöründe çığır açacak ürünler geliştirebilseydiniz?...

Evet, bu projelerin hiç biri Türkiye’de henüz denenmedi. Hepsi orijinal ve girişimci-yatırımcı bekliyor. Peki proje sahiplerine nasıl ulaşacaksınız? İşte bu noktada, Para Dergisindeki “Proje Pazarı” köşesinin içerik saplayıcısı konumundaki IRC-EGE devreye giriyor. Ege Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (EBİLTEM) bünyesinde faaliyet gösteren IRC-Ege bu ilginç projelerden yararlanmak isteyenlere aracı oluyor. Üstelik hiçbir ücret talep etmeden…

Depreme Karşı Yunan Taktiği
Ülkemizde depremlerden geriye pek çok hasarlı bina kaldı. Bunlar arasında büyük can kayıplarına neden olabilecek okul ve hastane gibi yüzlerce kamu binası da var. Gerçi bunların bir kısmı için tedbir alındı. Ancak diğerlerinin depreme dayanıp dayanamayacağı hala tartışma konusu. Deprem uzmanları ve konuyla ilgili şirketlerin uyarıları genelde sözde kalıyor.

İşte bu konuda ilginç bir çözüm önerisi komşumuz Yunanistan’dan geliyor. Yunanlı inşaat şirketi Marneris pantentini aldığı Parsant metoduyla hasarlı binalar için kesin çözümü bulduğunu iddia ediyor. Marneris’in sahibi John Marneris, Parsant metoduyla geliştirilen koruyucu panellerin binaları depreme karşı güçlendirdiğini söylüyor. Ardından da sistemin ayrıntılarını şöyle anlatıyor. “Hasar görmüş binaları bile güçlendirebilen koruyucu panellerimiz kafesleme yöntemiyle sismik kuvveti emerek etkisiz hale getiriyor. Yapıda deprem sırasında oluşan gücün doğrudan etkili olduğu bölgelerdeki emilimini sağlıyor.”

Parsant metodu koruyucu panellerle binaları adeta koruma altına alıyor. Söz konusu panellerin eni 25 santimetre boyu ise 3 metreye kadar çıkabiliyor. Kafesler binaya göre farklılıklar göstermekle birlikte, en büyüğü 5 santimetre çapındaki vidalarla cepheye yerleştiriyor.İki çelik arasına beton dökülmesiyle oluşturulan paneller o bölgede deprem sırasında oluşacak gücü etkisiz hale getiriyor.

Tüm betonarme binalarda kullanılabilen sistem binalar birbirinden tamamen ayrılmışsa daha iyi sonuç veriyor. Ancak hasarlı binalarıda rahatlıkla güçlendirebiliyor. Kurulum süresi örnegin 6 katl bina için 3 ayı buluyor. Bunun maliyeti ise 250 bin Euro civarında. Yunanlı şirket söz konusu yöntemi Türkiye’de uygulayacak firma arıyor.

Titreşim Sistemiyle Su Temizliği
İsveç’te faaliyet gösteren bir KOBİ, yeni bir su temizleme teknolojisi geliştirdi. Bu teknolojinin bir çok açıdan üstün özelliklere sahip olduğu belirtiliyor. Örneğin, normal su arıtmalarında olduğu gibi kimyasal katkı maddeleri değil, elektromanyetik titreşimler kullanılıyor. Ayrıca çok özel bir filtre sistemi var. Suyu tehlikeli bir etken bırakmadan dezenfekte edebiliyor. Bakteri , virüs, mikrop ve de niz yosunlarını etkili bir şekilde temizliyor. Bu teknoloji sayesinde her türlü su rahatlıkla temizlenip dezenfekte edilebiliyor. Örneğin içme suyu umumi sular havuz suları ve kaplıca suları gibi her çeşit su arıtılabiliyor.

Bu yeni teknolojinin endüstriyel alanlarda değişik şekillerde kullanım imkanları da var. Örneğin bu metodla sıvı yalar artık sulardan ayrıştırılabiliyor. Geliştirdiği bu su temizleme teknolojisini pazarlamak isteyen İsveçli şirket Türkiye’de distribütör arıyor. Ortak yatırım teknik iş birliği yada lisans devir anlaşmalarına da açık.

Dakikada 7 Ağacın Meyvesini Topluyor
Almanyalı bir şirket elma , vişne ve erik hasadı için yeni bir makine geliştirdi. Söz konusu makine ağaca yanlamasına sürülüyor ve tek kişi tarafından kullanılabiliyor. Sarsma-sallama ve yakalama-toplama fonksiyonları var. Sallama fonksiyonu özel bir mekanizma aracılığıyla elektro-hidrolik olarak kumanda ediliyor. Toplamada ise kanvas kaplamalı toplama perdesi meyvelerin yere düşmesini önlemek amacıyla ağaca doğru uzatılıyor ve ağaç sallanıyor. Meyveler, bu toplama perdesinde ki özel yapım bir kanaldan geçerek bant konveyöre geliyor. Konveyörden bir yürüyen bant ve işleme bölümüne dökülen meyveler, yan şeritte ilerlemekte olan konteynır aracına aktarılıyor.

Cihazın performansı oldukça yüksek. Maksimum 4 metre boyundaki 7 ağacın meyvesini 1 dakikada toplayabiliyor. Makine alman ulaştırma bakanlığından onayı almış. Alman şirket bu makinenin satışını yapabilecek firmalar arıyor.

Kullanıldıktan Sonra Açılmayan Şırınga
Danimarka’da faaliyet gösteren bir şirket ikinci kez kullanıma kesinlikle imkan vermeyen yeni bir şırınga geliştirdi. Üzerinde özel bir kitleme sistemi bulunan bu şırınga kendi kendini otomatik olarak kullanılamaz hale getiriyor. Sistem şu şekilde çalışıyor: Piston itildikçe pistonun üzerinde ki küçük disk şırınganın sonuna geliyor ve bir mekanizma tarafından otomatik olarak kilitleniyor. Kilidi açmak için yukarı doğru uygulanan herhangi bir kuvvet pistonu ve ucundaki küçük diski kıracağından bir daha kullanılamaz hale getiriyor.Bu yeni ürün uluslar arası tüm standartlara uygun olarak üretilmiş ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından da onaylanmış.

Danimarkalı şirket bu güvenli şırıngayı kendi ülke ve bölgesinde üretecek firmalar arıyor. Halihazırda şırınga üreten şirketlerle işbirliği yapılacak. Bu teknoloji hakkında detaylı bilgi verilecek ve eski teknoloji yerine daha güvenli olan bu ürünü üretmeleri konusunda işbirliği yapılacak. Danimarkalı şirket, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde üretim yapmaya istekli.

Bilgisayarlı Dokunmadan Çalışan Lavabo
Almanyada faaliyet gösteren bir şirket, üstün özelliklere sahip yeni bir lavabo geliştirdi. Seramikten yapılan lavabonun tek parçadan oluşan bir musluğu var. Üzerinde iki optik algılayıcı var ve bunlar bilgisayara bağlı. İşte bu sayede örneğin kullanıcının elinin musluğa göre konumuna bağlı olarak sıcak ve soğuk olabiliyor. Zaman kontrollü açma kapama modu var. Yani lavabonun dilediğiniz saatlerde kullanılmasını sağlayabilirsiniz. Kullanıcı istatistiklerini kaydedip, bağlı olduğu bilgisayara otomatik olarak arıza raporu gönderebiliyor. Lavabonun halka açık yerlerde, işyerlerinde ve ev­lerde kullanım imkanı var. Geliştirdiği bu yeni ürün için patent alan Alman şir­keti, üretim ya da satış amaçlı ticari işbirlikleri yapacak.

İtalya’da faaliyet gösteren bir tekstil şirketi, üç katmandan oluşan üç boyutlu tekstil ürünleri ge­liştirdi. İtalyan şir­ket, bu ürünler için Türkiye’de distribü­tör ya da fason üre­tim yapabilecek partnerler arıyor. Bu sistemi birlikte geliştirecek ve ta­sarlayacak uzman­larla işbirliği teklif­lerine de açık...

Bu yeni kumaş, iç ve dış giyimde kul­lanılabiliyor. Farklı katmanlardan olu­şan kumaş üstün özelliklere sahip. Yüksek derecede yalıtım ve rahatlık sağlayabiliyor. Ör­neğin, sıcak-soğuk geçişini azaltarak terlemeyi büyük ölçüde engelliyor. Kumaşa metalik tekstil yapısı kazandırılarak, farklı uygulama alanları da bulunmuş. Bu kumaşlarla ör­neğin, elektrikle çalışan radyatör üretile­biliyor. Boru şeklinde şişirilebilen bu ku­maşların farklı cihazlarda da kulanım imkanı olduğu belirtiliyor.

İçki Asidini Düşüren Cihaz
İspanya hükümetine bağlı bir araştırma kuruluşu, alkollü içki ve yiyecek endüstrisi için asit azaltıcı bir cihaz geliştirdi. Paslanmaz çelikten yapı­lan iki bölmeden oluşan ci­haz, çok hızlı çalışıyor. Çalış­ma prensibi ise özetle seçici membran teknolojisine dayanıyor. Hiçbir kimyasal ekleme yapma­ dan asiditeyi yüzde 25 ora­nında düşüren cihaz, bunu yaparken içecek içindeki di­ğer bileşiklerin kon­santrasyonunu değiş­tirmiyor. Özellikle şarap üreticilerine öneri­len cihazı piyasaya sürecek üreticiler aranıyor.

Yüzde 100 Geri Dönüşümlü Pet Şişe
Bir İtalyan şirketi, özellikle maden su­yu ve benzeri içeceklerin ambalajlanma­sına yönelik; yüzde 100 geri dönüştürüle­bilen pet plastik şişe geliştirdi. Kapak da dahil tüm şişenin aynı materyalden ya­pıldığı bu buluşta, kağıt etiketlerin yeri­ne de yüzey deformasyonu yöntemiyle lazer baskılı etiket kullanılıyor. Bu sayede yapıştırıcı, kağıt, mürekkep ve boya ihtiyacı ortadan kaldırılıyor. La­zer baskılı etikette tüketiciye yönelik ya­zılan tüm bilgilerin yanı sıra boya, serigraf ve benzerleri uygulamalar yapılabili­yor.

Şişeler depolamayı kolaylaştıracak şe­kilde istiflenebilme özelliğine de sahip. Paketleme alanında, Avrupa Birliği ya­salarında ve ulusal direktiflerde öngörü­len en iddialı ekolojik, çevresel ve eko­ denge beklentilerini tamamen karşılıyor. İtalyan şirketi, patentini aldığı ve saha testlerini başarıyla tamamladığı bu yeni teknolojiyle üretim yapacak şirketlerle görüşecek. Şişeleme ve içecek sektöründe faaliyet gösteren şirketler tercih edi­lecek.

Perde Duvar Sistemi
30 yıllık deneyime sahip İrlandalı bir dış cephe uzmanı, alanında yepyeni bir teknoloji geliştirdi. Özel cilalı perde du­var cephelerinin imalat ve montajına imkan sağlayan ve patenti alınan bu ileri sistem, mekanik olarak bir araya getiril­miş ve yapısal bütünlük oluşturan alüminyum bir yapıyla çerçevelenmiş. Sis­tem, uzman kullanımına yönelik iş­letim yazılımları (CAD entegre çizim programları) ve modüler bina inşaatı uygulamalarında kullanılabiliyor. Sistemin en büyük avantajlarından biri hafif olması.

Duvar cepheleri binanın ana yapısına bağlandığı zaman bağımsız olarak kendi kendini taşıya­bilmesi hayati önem taşıyor. Çünkü bir perde duvar, bi­nanın inşaatının görünen kısmının aşağı yukarı yüzde 2S’ine denk geliyor. Kapsamlı bir şekilde dizayn edilen söz konusu dış cephe sistemi bütünüyle test edilmiş. Avrupa Birli­ği standartlarına uygun ol­duğu da Bath Üniversite­si’ndeki CWCT (Pencere ve Kaplama Teknolojileri Merkezi) tarafından sertifikalandırılmış. İrlandalı şirket, dış cep­he ya da perde duvar sektöründe faaliyet gösteren firmalarla işbirliği yapacak.

Sudaki Yağı Ayıran Cihaz
Polonya’da faaliyet gösteren bir şirket, su yüzeyinden yağları ve diğer hidrokarbon sıvıları ayrıştırmak üzere bir cihaz geliştirdi. Patenti alınan bu cihaz, makine endüs­trisinde kullanılan tüm sıvıların aletler­den temizlenmesinde ve yağ türevi leke­lerin giderilmesinde kullanılıyor. Paslan­maz çelikten yapılan cihaz, patlama teh­likesi olan yerlerde bile kullanılabiliyor. Polonyalı şirket, satış anlaşmaları yapa­bileceği firmalar arıyor.

Cerrahi Alet Kullanabilen Robot
İspanyol üniversitesinden araştırmacı bir grup, cerrahi asistan gibi hareket edebilen robot geliştirdi. Henüz piyasa­da benzer çözüm üretebilen başka bir alet olmadığı vurgulanıyor. Söz konusu robot, farklı kişilerin konuşmalarını ayırt edebiliyor. Konuşanın telaffuz ettiği kelimeleri tanımlayıp, ameliyat esnasında gerekli olan aletleri alıp verebiliyor. Ameliyat esnasında cerrahın ihtiyaç duyabileceği aletler tablaya yerleştiriliyor. Ses kuman­dası aletin algılayabileceği açıklığa yer­leştiriliyor. Cerrah o anda ihtiyaç duyduğu aletin adını söylüyor. İşitsel sinyaller uygun devrelerle çeşitli mikrofonlar tarafından bilgisayar ortamına aktarılıyor. Seli ko­mut sistemin ses tanıma merkezi tarafın­dan yorumlanıyor. Bu sayede cihaz, ifa­de edilenleri ve söylenen komutları algı­lıyor.

Ses ve görüntü analizlerini yapan ci­haz, koordinatları (x, y, z) hesaplıyor. Bu koordinatlar robot kola iletiliyor. Kol is­tenen ekipmanı alarak cerraha teslim ediyor... Araştırmacı grup, hastane ve kamu ya­rarına hizmet veren şirketlerle lisans an­laşması ya da üretime dönük ticari anlaş­malar yapacak.

Tasarruflu Sifon
Tuvaletlerde her sifon çekmede 6-15 litre arasında değişen miktarlarda su kullanılıyor. Hatta yarım fışkırtmalı su tasarruf sistemlerinde bile arzu edilen miktarlarda su tasarrufu sağlanamıyor. İşte bu noktadan hareket eden bir İngiliz mucit, tuvalet temizleme esnasında ge­rekli su miktarını yüzde 50 azaltan yeni bir klozet geliştirdi. Patenti alınan bu sis­tem, etkili tuvalet temizliği için gerekli su miktarını 4 litrenin de altına indiriyor. İngiliz mucit, mevcut rezervuarlarda kü­çük değişiklikler yaparak geliştirdiği bu sistem için Türkiye’de distribütör ya da üretim yapabilecek partnerler arıyor.

İki Devreli Hava Soğutma Sistemi
İspanya’da faaliyet gösteren şirket, farklı elektrikli cihaz­lara ve elektrik motorlarına uygulanabilen yeni bir havay­la soğutma teknolojisi geliş­tirdi. Söz konusu sistem iki devreden oluşuyor. İlk devre­de, makinenin iç kısımlarıy­la temas halinde olan hava var. Buradaki hava ikinci devreye (kısım) iletiliyor. Burada havanın dahil olmasıyla makinenin ya da cihazın soğut­ması sağlanıyor. Bu yeni sistem, klasik soğutucu sistemlerine kıyasla daha iyi sonuçlar sağlıyor. Kullanıcının ihtiyaçları göz önünde bulundurarak, işlemi isteğe göre düzenlenebiliyor.

Bu çözümü uygu­lamak için, karışık sistemli yapılar geliş­tirmeye gerek yok. Çevre dostu olan sis­temde, diğer soğutma sistemlerinde gö­rülebilen sızıntı sorunları yaşanmıyor. Ayrıca, farklı elektrik donanımları içe­ren elektrikli makinelerin ve motorların etkinliğini artırıyor.

Cep Telefonu İçin Hava Koruma Ekranı
Romanyalı bir şirket insan sağlığına ararlı elektromanyetik dalgalara karşı koruyucu ekran geliştirdi. Bu ekranın iki aktif katmanı var. Birinci katman baryum ferrit kristallerinden oluşuyor ve elektriksel geçirgenliği azaltıyor. İkinci katman ise elektro manyetik alanlar için inhibitör rol oynayan alüminyum kristallerinden oluşuyor. İki tabaka yüzde 0,4 oranında polivinil malzemeyle birleştirilmiş.

Koruma ekranı televizyon ceptelefonu ve diğer bazı elektrikli eşyalardan kaynaklanan elektromanyetik dalgalara karşı insan vücudunu koruyor. Romanyalı şirket üretime dönük işbirliği arayışı içinde. Teknolojinin daha ağırlıklı alanlarda kullanılması için ortak çalışmaya da açık.

Kaynak: Para Dergisi