KOBİ VE BÜYÜME AZMİ

28 Ocak 2008 Pazartesi

KOBI'ler büyümeye azimli
Denetim, vergi ve yönetim danşmanlığı alanlarında hizmet veren Deloitte Türkiye'nin yürüttüü "KOBİ Ölçeğinde Aile Şirketleri" adlı araştırma, KOBİ'lerin büyüme konunda kararlı olduklarını ancak rekabet güçlerini artırmak için uyguladıkları stratejilerden umulan performansı elde edemediklerini ortaya koydu. 100 milyar doları aşkın ihracat ve 400 milyar doların üstünde milli gelir yaratan Türk sanayi şirketlerinin yüzde 98'den fazlasını KOBİ'lerin oluşturduğunu ortaya koyan araştırmaya 100'ü aşkın KOBİ sahibi ve üst düzey yönetici katıldı. Buna göre bugünkü konumlarını kurucularına borçlu olan KOBİ'ler pazar değerleri ve büyüme potansiyeli konusunda hayli iyimser tahminlerde bulunuyor. Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi, şirket değerlerinin bugünkünün üstüne çıkabileceğini söylüyor. Bu eğilim KOBİ'lerin büyüme konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor. Ancak büyüme eğiliminde bulunan KOBi'ler, kısa vadede yetenekli insan kaynağını istihdam etmekte, kadrolarında tutmakta ve büyümeleri için gerekli finans kaynaklarına ulaşmakta sıkıntı çektiklerini de ifade ediyor. Uzun vadede ise KOBİ yöneticilerini endişelendiren en önemli konu, çetin rekabet ortamında ayakta kalabilmek.
"İstediğimiz seviyede değiliz"
Büyüme hedefleyen KOBİ'ler ürün yenileme, yönetim becerilerini geliştirme ve teknolojiden daha fazla yararlanma gibi stratejik önemi yüksek konulara yoğunlaşıyor. Fakat bu uygulamalara dair sonuçların, KOBİ'lerin performanslarına yeterince yansımadığı da araştırmadan elde edilen bir diğer sonuç. Araştırmanın sonuçlarını yorumlayan Deloitte Türkiye Danşmanlık Hizmetleri Direktörü Cem Sezgin; "Türkiye'nin son yıllardaki büyümesinde önemli pay sahibi olan KOBİ'ler, giderek zorlaşan küresel rekabet koşullarıyla karşı karşıya. Küresel rekabet altında KOBİ'lerin kendilerini güçlendirecek fırsatlardan yararlanabilmeleri, risk ve tehditlerden kendilerini koruyabilmeleri gerekiyor. Bunun için bir dizi kurumsal önlemler alırken, yeni stratejiler geliştirmeye de yöneliyorlar" dedi. Deloitte'un araştırmasına katılan KOBİ sahipleri ve üst düzey yöneticilerin yüzde 67'si, şirketlerinin henüz istedikleri potansiyele ulaşmadıklarını ifade ediyor. Buna karşılık şirket sahiplerinin yarısından fazlası değer artışının yüzde 50'nin, yüzde 24'lük bir kesimi de yüzde 100'ün üzerinde olacağını tahmin ediyor. Araştırmadan çıkan ilginç bir diğer sonuç ise "Şirketinizle ilgili en çok neye değer veriyorsunuz?" sorusuna verilen yanıtlardan çıktı. KOBİ sahibi işadamlarının yüzde 66'sı "işin sağladığı mücadele ve başarı ortamı" yanıtını verirken, yüzde 14'lük bir oran "size kendi kaderinizi kontrol etme olanağı sağlaması" seçeneğini tercih etti. Katılanların sadece yüzde 20'si şirketin aileleri için yaratacağı finansal gelecek ve kariyer fırsatları cevabını veriyor. KOBİ sahiplerinin önünde, başka bir şirket tarafından satın alınma ve birleşmeler dahil olmak üzere değişik gelişim modellerinin yer aldığı gerçeği de araştırmanın bir diğer önemli sonucu.

TÜRK GİRİŞİMCİ VE TESCİLLİ ÜRÜN

Türkiye'ye özgü binlerce üründen coğrafi işaret olanlarından sadece 95'inin ''Coğrafi İşaret Tescili'' bulunuyor.
Ankara Patent Genel Müdürü Kaan Dericioğlu, "Burnumuzun ucunda, soframızda, üzerinde yürüdüğümüz halı da iyi bir iş fikri ve yerel kalkınma duruyor. Türk girişimcisi uzağa bakmak yerine burnunun ucundaki fırsatı görmeli'' dedi.
Ankara Patent'in hazırladığı rapora göre, tescilli olan 95 üründen 25'i el halısı-kilim, 7'si at ve köpek, 51'i yiyecek ve içecek, 12'si de çeşitli ürünlerden oluşuyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ankara Patent Genel Müdürü Kaan Dericioğlu, yöresel ürünlerin coğrafi işaret tescillerinin yapılmasının, yatırımcıların ve girişimcilerin dikkatlerini çektiğini kaydetti. Coğrafi tescilli ürünlere yapılan yatırımların göçün önlenmesinde ve bölgesel kalkınmada çok önemli rol oynayacağına dikkat çeken Dericioğlu, ''Şöhret taçlandırılarak göç önlenebilir. Burnumuzun ucunda, soframızda, üzerinde yürüdüğümüz halı da iyi bir iş fikri ve yerel kalkınma duruyor. Türk girişimcisi uzağa bakmak yerine burnunun ucundaki fırsatı görmeli'' dedi.
2 bin 205 meşhur yemeği olan Türkiye'nin coğrafi işaret olanlarından sadece 51'inin tescilli olduğuna dikkat çekilen raporda, baklava ve kahve gibi dünyaca tanınan ürünlerin coğrafi işaret tescilinin bulunmadığı belirtildi.
Raporda, coğrafi işaretlerin, yöreye özgü doğa ya da insan etkenlerinden kaynaklanan özellikler ile söz konusu yöre ürünlerinin diğer yöre ürünlerinden ayırt edilebilmesini sağladığı ve yöreyle özdeşleşmiş bir ürünü belirttiği anlatıldı.
Türkiye'nin tescilli ürünleri arasında fıstıktan, rakıya, peynirden, üzüme, kayısıdan, leblebiye, bibere kadar bölgesel özellik taşıyan yiyecek ve içecek olduğu kaydedilen raporda, bunlar şöyle sıralandı:
''Antep Fıstığı, Kahramanmaraş Biberi, Bozdağ Kestane Şekeri, Erzincan Tulum Peyniri, Giresun Tombul Fındığı, Malatya Kayısısı, Şanlıurfa Biberi, İzmit Pişmaniyesi, Kayseri Sucuğu, Kayseri Pastırması, Çimin Üzümü, Çorum Leblebisi, Mersin Cezeryesi, Ödemiş Patatesi, Mustafa Kemalpaşa Tatlısı, Mustafa Kemal Paşa Peynir Tatlısı, Kemalpaşa Tatlısı, Osmaniye Yer Fıstığı, Anamur Muzu, Siirt Perde Pilavı, Siirt Pervari Balı, Tavşanlı Leblebisi, Ege Sultani Üzümü, Gümüşhane Kömesi, Gümüşhane Dut Pestili, Adana Kebabı, Siirt Büryan Kebabı, Tarsus Beyazı Üzüm Topacık, Zara Balı, Afyon Pastırması, Afyon Sucuğu, Akşehir Kirazı, Gemlik Zeytini, İnegöl Köftesi, Güney Ege Zeytinyağları, Ege İnciri, İsa Bey Çekirdeksiz Üzümü, Maraş Dondurması, Tarsus Şalgamı, Siirt Fıstığı, Ezine Peyniri, Edremit Körfez Bölgesi Zeytinyağları, Ayvalık Zeytinyağı, Ankara'nın Kalecik Karası Üzümü, Aydın İnciri, Çay İlçesi Vişnesi, Mut Kayısısı, Edirne Beyaz Peyniri, Türk Rakısı.''

Başbakan Erdoğan'ın tercih ettiği bal da tescilli
Öte yandan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir röportajında ''enerjimi Pervari balına borçluyum'' dediği balın sırrı da, Siirt'in Pervari ilçesinin Yazlıca Dağı'nın taze çiçeklerinden geliyor. İlçede 600-3.000 metre arasında değişen yükseltiler çok zengin bir flora kaynağı sunuyor. Üçgül, Yonca, Adaçayı, Kekik, Ballıbaba, Peygamber Çiçeği, Geven, Engerek Otu, Sığır Dili, Fiğ, Kenger gibi yüzlerce çiçek ve bitkilerin oluşturduğu flora çeşitliliği balın kalitesini etkiliyor.
Sigara içenlerin yemek borusunu temizlemek için tercih ettiği balın ''afrodizyak etkisi'' de bulunuyor.
Her birinin kendi öyküsü olan, her motifin ayrı bir anlam taşıdığı, özel yöntem ve boyama teknikleri ortaya çıkan halı ve kilim çeşidinden sadece 25'inin tescillinin olduğu kaydedilen raporda, bu tip zenginliklerin değerinin bilinmediği vurgulandı. Bugüne kadar coğrafi işaret tescili olan halı ve kilimler şöyle:
''Hereke İpek El Halısı, Hereke Yün İpek El Halısı, Hereke Yün El Halısı, Simav El Halısı, Bünyan El Halısı, Sivas El Halısı, Taşpınar El Halısı, Kars El Halısı, Türkmen El Halısı, Pazırık El Halısı, Yunt Dağı El Halısı, Sümer Kars El Halısı, Kula El Halısı, Bergama El Halısı, Milas El Halısı, Döşemealtı El Halısı, Yağcıbedir El Halısı, Yahyalı El Halısı, Çanakkale El Halısı, Gördes El Halısı, İnce Isparta (Hasgül) El Halısı, Jirkan Kilimi, Eşme-Yörük Kilimi, Süper İnce Kilim, Bayat Türkmen Kilimi.''
Sivas'a özgü bir köpek türü olan Kangal'ın iki kez ayrı ayrı tescillendiği belirtilen raporda, Kangal köpeğinin ''Kangal Türk Çoban Köpeği'' adıyla Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığının ayrıca ''Kangal Çoban Köpeği'' adıyla da Kangal Kaymakamlığının tescillettiği belirtildi.
El yapımı oyuncaklarda tescillendi
Raporda, Anadolu kadınının yöresel kıyafetleriyle, baş bağlama sitilleriyle kendine özgü özellikleri olan el yapımı ''Damal Bebeği'' ve ''Soğanlı Bebeği''nin tescillendiği belirtildi. Türkiye'ye özgü olan ve bölgesel kültürü yansıtan çeşitli tesciller arasında kaplıcadan, bakır işlemeciliğine bir çok ürünün de tescillenebileceğine işaret edilen raporda, tescilli olan çeşitli ürünler ise şöyle sıralandı: ''Kangal Balıklı Kaplıcası, Siirt Battaniyesi, Çelikhan Tütünü, Ege Pamuğu, Görece Nazar Boncuğu, Devrek Bastonu, Kütahya Çinisi, Trabzon Telkariye ve Hasırı, Eskişehir Lüle Taşı, Erzincan Bakır İşlemeciliği. Damal Bebeği, Soğanlı Bebeği.''
Tescil bekleyenler
Tescil edilmek istenen 108 çeşitli ürünün sırada beklediği, bunlar arasında yıllarca bekleyenler olduğu kaydedilen raporda, bunlar arasında 4-5 yıldır tescil sırası bekleyenler olduğu kaydedildi. Tescil bekleyen tanınmış ürünlerin bazıları da şöyle:
''Ankara Yaprak Döneri, Antakya Künefesi, Arap Köhnü Üzümü, Belevi Siyahı, Bodrum Guleti, Bodrum Tirhandili, Çal Karası Üzümü, Çengelköy Salatalığı, Çubuk Turşusu, Dalama Domatesi, Denizli Horozu, Develi Cıvıklısı, Eğin Dutu, Fatih Sarması, Karamürsel Sepeti, Kazova, Mardin Sembusek, Tarsus Hummus Yemeği, Ulubey Demir Tatlısı, Ulubey Döndürmesi, Ulubey Ebem Köftesi, Yumula Patlıcanı.''

ŞİRKETLERDE İSTİHDAM

Rutgers Universitesi’nden antropoligist Prof. Helen Fisher, BBC editörü Tim Weber’e şirketlerin, kadınlara erkeklerden çok daha fazla ihtiyacı olduğunu savundu.
"Erkekler daha analitik, kadınlar ise daha uzun dönemli planlar yapıyor" diyen Fisher sözlerinin araştırmalara ve beyin taramalarına dayalı olduğuna dikkat çekti. Kadınlar ve erkeklerin beyninin çok fakrlı çalıştığına dikkat çeken Fisher, "Anne karnında yaşananlar bile olaylara bakışını ve çalışma biçimini derinden etkiliyor. Farklılıkların nedeni testesteron hormunu" dedi.
TESTOSTERON ETKİLİ:
Fisher’a göre yüzük parmağı orta parmağından uzun olan insanlar yüksek testosteron alanlardan oluşuyor. Bu tip insanların çoğunlukla analitik düşünceye sahip olduğunu savunan Fisher "Eğer bu durumu yaşıyorsanız bu sempattik bir kişiliğiniz olduğunu gösteriyor. Bazı meslekler var ki, hiç bir erkek bir kadın kadar başarılı olamaz. Örneğin film sektöründe kadınların yazdığı senaryolar daha karmaşıktır" dedi.